Ahmet Mesut Yılmaz

Ahmet Mesut Yılmaz

Ahmet Mesut Yılmaz, Türk siyasetçi, eski Başbakan ve eski Anavatan Partisi Genel Başkanıydı. 1991-1999 yılları arasında toplam 2 yıl 3 ay boyunca 3 kez başbakanlık ve çeşitli bakanlıklar yapmıştır. 1991-2002 yılları arasında ise Anavatan Partisi genel başkanlığı görevini üstlenmiştir.

Mesut Yılmaz Hayatı

6 Kasım 1947 tarihinde İstanbul’da doğdu. Memleketi Rize ilinin Çayeli ilçesinin Çataldere köyündendir. Babasının adı Hasan, annesinin adı Güzide’dir. Ortaöğretimine Avusturya Lisesi’nde başladı ve İstanbul Erkek Lisesi’nde bitirdi. 1971 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye ve İktisat Bölümü’nden mezun oldu. 1972-1974 yılları arasında Almanya’nın Köln Üniversitesi İktisadi ve Sosyal Bilimler Fakültesi’nde yüksek lisans çalışması yaptı. 1975-1983 yılları arasında kimya, tekstil ve ulaştırma sektörlerinde, çeşitli özel şirketlerde yönetici olarak görev aldı.

1976 yılında Berna Hanım ile evlenen Mesut Yılmaz’ın bu evlilikten Yavuz ve Hasan adlarında iki çocuğu oldu.

Mesut Yılmaz Hayatı

Mesut Yılmaz Bakanlık Dönemi

Mesut Yılmaz Bakanlık Dönemi

1983 yılında kurulan Anavatan Partisi’nde kurucu üye ve Genel Başkan yardımcısı oldu. Aynı yıl yapılan Türkiye Genel Seçimlerinde Rize milletvekili seçildi.

ANAP Genel Başkanlığı ve Başbakanlıkları

Birinci Turgut Özal hükümetinde Bilgilendirmeden Sorumlu Devlet Bakanlığı’na atandı ve hükümet sözcülüğü yaptı. 1986 yılında Kültür ve Turizm Bakanı oldu. Bu dönemde Türkiye-Federal Almanya ve Türkiye-Yugoslavya ekonomi karma komisyonlarının başkanlıklarını yürüttü. 29 Kasım 1987 seçimlerinde yeniden Rize milletvekili seçildi. İkinci Özal hükümetinde Dışişleri Bakanlığı’na atandı. 1988 yılından sonra Avrupa Demokrasi Birliği genel başkan yardımcılığı yaptı.

ANAP Genel Başkanlığı ve Başbakanlıkları

15 Haziran 1991 tarihinde yapılan Anavatan Partisi (ANAP) Büyük Kongresi’nde genel başkanlığa seçildi. Kurduğu hükümet 5 Temmuz 1991 günü TBMM Genel Kurulu’nda güven oyu aldı. 20 Ekim 1991 günü yapılan genel seçimlerden sonra ana muhalefet partisi lideri olarak çalışmalarını sürdürdü.

Mesut Yılmaz Bakanlık Dönemi

24 Aralık 1995’te yapılan genel seçimler sonrası Anavatan Partisi ile Doğru Yol Partisi tarafından oluşturulan 53. hükümetin başbakanı olarak görev yaptı.

28 Şubat sürecinde mecliste muhalefet milletvekilleri azınlıkta olmasına rağmen, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından hükümeti kurmakla görevlendirildi ve Demirel’in eski partisi DYP’den kendine yakın milletvekillerini istifa ettirerek onları Demokrat Türkiye Partisi adı altında toplayıp ANAP-DSP-DTP koalisyonuna sokmasıyla 20 Haziran 1997’de üçüncü kez başbakan oldu. 25 Kasım 1998’de, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendisi ve devlet bakanı Güneş Taner için verdiği gensoru önergelerinin TBMM’de kabul edilmesinden sonra istifa etti.

18 Nisan 1999 tarihinde yapılan genel seçimlerde partisinin büyük oy kaybına rağmen DSP-MHP-ANAP koalisyonunda yer alarak Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı oldu.

3 Kasım 2002 seçimlerinde partisinin %5 oy oranı ile barajın altında kalmasından sonra görevinden istifa etti. Rize’den milletvekili seçilecek oy oranına ulaşmasına rağmen lideri olduğu ANAP %10’luk barajın altında kaldığından milletvekili seçilemedi.

ANAP Sonrası Siyasî Yaşamı

25 Mayıs 2007’de Rize’den bağımsız milletvekilliği adaylığını açıkladı. 22 Temmuz 2007 tarihinde yapılan genel seçimlerde Rize’den bağımsız milletvekili olarak meclise girmeye hak kazandı. 2009 yılında Anavatan Partisi ile Doğru Yol Partisi’nin birleşmeleri sonucu kurulan Demokrat Parti’ye 31 Ekim 2009’da geçti. 15 Ocak 2011 tarihinde Namık Kemal Zeybek’in genel başkan seçilmesinin ardından Demokrat Parti’den 18 Ocak’ta istifa etti.

Mesut Yılmaz Yüce Divan Davası

Yüce Divan, eski Başbakan Mesut Yılmaz ve eski Devlet Bakanı Güneş Taner hakkında, “Türkbank ihalesine fesat karıştırdıkları” iddiasıyla açılan davadaki suçu “görevi kötüye kullanma” olarak kabul etmiş ve Şarda Salıverilme Yasası uyarınca kamu davasının kesin hükme bağlanmasını ertelemişti.

Görevi kötüye kullanma suçu irdelendikten ve yeni ve eski ceza kanunları karşılaştırıldıktan sonra, 765 sayılı eski Türk Ceza Kanununun (TCK) Yılmaz ve Taner’in lehlerine olduğu belirtildi. Kararda, eski TCK’nın 240. maddesinde tanımlanan “görevi kötüye kullanma” suçunun, 4616 sayılı 23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıverilmeye Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanun kapsamına girdiği kaydedildi.

Yüce Divan heyeti, 4616 sayılı yasanın 1. maddesinin 4. bendi uyarınca, Yılmaz ve Taner hakkındaki davanın kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine karar verdi.

Mesut Yılmaz Evlat Acısı Yaşadı

Mesut Yılmaz’ın yaşamındaki en önemli dönüm noktalarından birisi ise büyük oğlu Yavuz Yılmaz’ın trajik ölümü oldu. Yılmaz ailesinin büyük oğlu 38 yaşındaki Yavuz Yılmaz, İstanbul Beykoz’daki evlerinde, 16 Aralık 2017’de yaşamına son verdi.

Eşi Berna Yılmaz ile evlat acısı ile yıkılan Mesut Yılmaz, oğlunun, yedi yıldır çare aradıkları “Temporal Lob Epilepsi” hastalığı için tedaviyi reddettiğini belirtip, “Göstermediğimiz doktor kalmadı, çare bulamadık…” demişti. Rahatsızlığı nedeniyle uzun süredir tedavi gören Yavuz Yılmaz’ın, hastalığının giderek ağırlaşması üzerine, yaşamına son verdiği açıklandı.

Mesut Yılmaz Ölümü

Mesut Yılmaz, 2019 yılının Ocak ayında yaptırdığı rutin sağlık kontrolünde akciğerinde tümöre rastlanmıştı. 23 Ocak 2019’da yapılan operasyon sonucu kanserli tümör temizlenmişti. 2020 yılının Mayıs ayında bu defa beyin sapında tümör saptanan 73 yaşındaki Mesut Yılmaz, gerçekleştirilen ameliyat sonrası tedavi gördüğü İstanbul Şişli Florence Nightingale Hastanesi’nde hayatını kaybetti.

Tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Mesut Yılmaz için hastaneden yazılı açıklama yapıldı: “Hepinizin bildiği gibi TC. Eski Başbakanlarından sayın Ahmet Mesut Yılmaz yaklaşık 2 aydır Akciğer kanseri ve sonrasında gelişen tıbbi durumlar nedeniyle sürdürdüğü mücadelesine bugün itibari ile yenik düşmüş ve hakkın rahmetine kavuşmuştur. Kederli ailesine ve sevenlerine sabır dileriz. Türk milletinin başı sağ olsun.”

Mesut Yılmaz’ın vefatının ardından pek çok siyasetçi de taziye mesajı yayımladı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Twitter’da yaptığı paylaşımda, “Eski Başbakanlarımızdan, değerli siyaset ve devlet adamı Mesut Yılmaz’ın vefatından dolayı derin üzüntü duydum” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Lideri Meral Akşener de yaptığı paylaşımda, “Ülkemiz önemli bir değerini kaybetti…” dedi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Eski Başbakanımız Mesut Yılmaz’ın vefatını büyük üzüntüyle öğrendik” paylaşımında bulundu.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ise Twitter paylaşımında Yılmaz için, “Bir süredir tedavi gören ve durumunu yakından takip ettiğimiz Eski Başbakanlarımızdan Sayın Mesut Yılmaz’ı kaybettik” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer de Twitter paylaşımlarıyla Mesut Yılmaz için başsağlığı mesajı yayımladı.

30 Ekim 2020 Cuma günü vefat haberi verilen Yılmazın cenaze töreni, 1 Kasım 2020 Pazar günü saat 12.00’de Üsküdardaki Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camii’nde gerçekleştirildi.

Mesut Yılmaz, cenaze töreninin ardından, üç yıl önce hayatını kaybeden büyük oğlu Yavuz Yılmaz’ın Kanlıca Mezarlığı’ndaki kabrinin yanında toprağa verildi.

Cenaze törenine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, AKP İzmir Milletvekili Binali Yıldırım, eski başbakanlardan Tansu Çiller, eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar, iş insanı Aydın Doğan ve Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim gibi isimler katıldı.

Cenaze töreninde konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Cenaze namazını ifa ile birlikte ebediyete uğurluyoruz. Rabbim taksiratını affetsin. Her nefis ölümü tadacaktır. Nasıl ki şu an musallada Mesut Beyi ebediyete gönderiyorsak bizler için de aynı akıbet şüphesiz ki gerçekleşecektir. Rabbim bizleri bu musallaya hazırlıklı olarak gelmeyi nasip etsin. Çok farklı bir dönemden geçiyoruz. İzmir açıklarında meydana gelen olay hepimiz için malum 1000’e yakın yaralımız, 50’ye yakın ölenimiz var. Nerede, nasıl olacak belli değil. Tüm mesele hazırlıklı olmak. Hiç ölmeyecek gibi dünyaya her an ölecek gibi ahirete hazırlıklı olmamız lazım. Rabbim yar, yardımcımız olsun. Mesut Beyin de mekanı cennet olsun. Tüm ailesine başsağlığı diliyorum. Birlik, beraberliğimiz en büyük zenginliğimiz olacaktır. Milletimize başsağlığı diliyorum.”