Bayezid Han İle Hızır’ın Anlaşması

Sultan Bayezıd Han, kendi adıyla anılacak o meşhur camiyi yaptırırken kendi de bizzat yapım çalışmalarında bulunur ve gerektiği takdirde sırtında taş bile taşırdı. Ve bir gün yine çalışmalara katıldığı bir zamandı. Dikkatini hızla duvarı örmekte olan bir adam çekti ve aklına hemen şu beyan geliverdi: “Ehl-i dil birbirini bilmemek insaf değil.” … Bu beyan ile o kişinin Hızır (a.s) olduğunu anlar. Hemen yanına gidip elini sıkı sıkı tutar ve ““–Her namaz vaktinde bu câmiye uğrayacağına söz vermezsen, şimdi bağırır ve Hızır’ı yakaladığımı cümle âleme îlân ederim!..” dedi. Hızır (a.s.) özür dileyerek işlerinin yoğunluğunu ileri sürer. Bayezıd Han bu defa da her namaz saatinde değil de birinde gelmesini teklif eder. Ancak aldığı cevap değişmez. Lakin Bayezıd ısrarından vazgeçmez ve haftada bir kez gelmesi hususunda anlaşılır, o da Hızır’ı bırakır.
Asırlar önce yaşanılan bu olay neticesinde her hafta bir defa Hızır (a.s) camiye ziyaret gerçekleştirdiğine ve geldiğinde kırmızı kuşaklı minarenin çevresinde namazını kıldığına inanılır.