Dünyayı Etkileyen Büyük Salgınlar

Jüstinyen Vebası (541-542)

Jüstinyen Vebası

Avrupa nüfusunun yarısını öldürdüğü düşünülen bu salgın, Bizans İmparatorluğu’nu ve Akdeniz’deki liman kentlerini büyük ölçüde etkilemişti. Doğu Akdeniz nüfusunun çeyreğini öldüren ve o zamanın İstanbul’unu kırıp geçiren hastalık, şehirde günlük 5000 ölüme neden oluyordu. Bunun sonucunda şehrin %40’ı öldü. 25 milyon insan hayatını kaybetti. Bilinen ilk hıyarcıklı veba vakası olan Jüstinyen Vebası, tarihte silinemeyecek bir iz bırakmıştır.

Kara Ölüm (1346-1353)

Kara Ölüm

Kara Ölüm, Kara Veba ya da Büyük Veba Salgını, Avrupa’da büyük yıkıma yol açan veba salgınıdır. Asya’nın güney batısında başlayarak 1340’lı yılların sonlarında Avrupa’ya ulaşmıştır. İnsanlık tarihinin en ölümcül salgınlarının başında “Kara ölüm” olarak da nitelendirilen veba salgınları geliyor. Avrupa, Asya ve Afrika’yı etkisine alan veba, fareler üzerinde yaşayan pireler ile gemiler aracılığıyla Asya’dan diğer kıtalara atlamıştı. Salgına Yersina pestis adlı bakterinin yol açtığı düşünüldü. Tarihteki veba salgınları Atina, Antoninus, Kıbrıs, Justinianus gibi isimlerle değişik tarihlerde patlak verdi ve milyonlarca insanın ölümüne yol açtı. Küresel anlamda adeta yıkıma neden olan salgının sonucunda 75 ile 200 milyon kişi hayatını kaybetti.

Viral Kanamalı Ateş Salgını (1545-1576)

Viral Kanamalı Ateş Salgını

Meksika önce 1545-1548 yılları arasında, daha sonra ise 1576 yılında iki kanamalı ateş salgını geçirmişti. Salgınlardan önce 22 milyona dayanan Meksika nüfusu, 1576 sonrası 2 milyona kadar düşmüştü. İlk salgının 5 ila 15 milyon arasında insanı öldürerek halkın %80’inin etkilediği, ikincisininse 2 ila 25 milyon insanı etkileyerek nüfusun %50’sini öldürdüğü düşünülüyor.

Büyük Marsilya Salgını (1720-1722)

Büyük Marsilya Salgını

Fransa’da başlayan Büyük Marsilya Salgını yaşandı. Amerika’daki Kızılderili Soykırımları’ndan sonra bilinen bütün büyük salgınlardan ve savaşlardan daha fazla can alan salgında, Fransız vakanüvis Jean Froissart’ın gerçeğe yakın olduğu kabul edilen saptamasına göre Avrupa nüfusunun yaklaşık üçte biri öldü. Salgın Orta Doğu, Hindistan ve Çin de dahil olmak üzere 75-200 milyon kişinin ölümüyle sonuçlanmıştır. Salgına Yersinia pestis adı verilen bir bakterinin yol açtığı düşünülmektedir. Bu salgın diğer görülen yerlere göre etkileri daha ağır olmuştur. Bu neden Büyük Marsilya Salgını denmiştir.

Kolera Salgını (1817-1824)

Kolera Salgını

1817-1824’de Asya ve Avrupa’da ortaya çıkan kolera salgını, 1899- 1923 yılları arasında yaklaşık 1.500 bin kişiyi öldürdü. Kolera, 1817′de Japonya’da, 1826′da Moskova’da, 1831′de Berlin’de, Paris’te ve Londra’da salgınlar yaptı. Osmanlı İmparatorluğu’nda 1912-1913 Balkan Savaşı sırasında görülen kolera salgını ciddi kayıplara sebep oldu. Geçmişte yaşanılan 7 kolera salgınının en ölümcül olanı, 1952’de başlayıp 1960’ta sona eren üçüncü salgındı. İlk ikisi gibi Hindistan’da ortaya çıkan salgın Ganj Nehri Deltası’ndan Asya’ya, Avrupa’ya yayılarak bir milyondan fazla insanın ölümüne sebep olmuştu. Vibrio cholerae adlı bakteriyle gelişen kolera, bağırsak enfeksiyonuna, daha sonra şiddetli ishale neden olan bir hastalık.

Rus Gribi (1889-1890)

Rus Gribi

Influenza A virüsü alt tipi H2N2 ile ortaya çıktığı düşünülen bu salgının son dönemlerde aslında H3N8 alt tipine ait olduğu ortaya çıkmıştı. İlk kez Mayıs 1889’da birbirinden oldukça uzak üç yerde (Türkistan, Kanada ve Grönland) ortaya çıkan hastalık şehir nüfusunun artmasıyla çabucak yayılmıştı. 1 milyon insanın hayatını elinden alan bu salgın, öte yandan bakteri bilimi hakkında gerçekten bilgi sahibi olmamızı sağlayan ilk salgın.

İspanyol Gribi (1918-1920)

İspanyol Gribi

İspanyol gribi ya da İspanyol nezlesi, H1N1 virüsünün ölümcül bir alt türünün yol açtığı grip salgınıdır. Küresel çapta yayılan grip, dünya nüfusunun üçte birini etkileyerek 50 milyon insanın ölümüne neden olmuştu. 1918 yılında hastalığa yakalanan 500 milyon insan arasında ölüm oranının %10-20 aralığında seyrettiği biliniyordu. İlk 25 haftada ise neredeyse 25 milyon kişi ölmüştü. Bu salgını diğer salgınlardan ayıran bir özelliği de vardı: yaşlı ve çocukları ya da hastaları değil, güçlü ve sağlıklı yetişkinleri etkiliyordu. Bu durumda da başkalarına bağlı yaşayan küçükler ve yaşlılar bir başlarına kalıyorlardı. Birinci Dünya Savaşı’nın son aylarında tüm dünyayı etkisi altına almış, hatta kimi tarihçilere göre dört yıl süren savaşın sona ermesinde önemli bir etken olmuştur.

Asya Gribi (1956-1958)

1956’da Çin’de ortaya çıkan Influenza A virüsü alt tipi H2N2 salgını, 1958 yılına kadar 2 milyon insanın ölümüne neden oldu. İki yıllık süreçte, hastalık Amerika Birleşik Devletleri’ne kadar yayılmıştı. Hastalığın sonucunda hayatını kaybedenlerin sayısı kaynaktan kaynağa değişse de, Dünya Sağlık Örgütü, 69,800’ü ABD’de olmak üzere yaklaşık 2 milyonda karar kılmış durumda.

Antoninus Vebası

Anadolu’yu, Mısır’ı, Yunanistan’ı ve İtalya’yı etkileyen salgının nedeninin çiçek ya da kızamık olduğu düşünülmekle birlikte, gerçek nedeni hala gün yüzüne çıkarılmış değil. Hastalığı taşıyanlar ise Mezapotamya’dan dönen askerlerdi. 5 milyon kişinin ölmesine neden olan salgın, Roma ordusunu da kırıp geçirmişti. Bu, nüfusun neredeyse %30’u demekti.

HIV/AIDS Salgını

İlk kez 1976’da Kongo’da görülen HIV/AIDS, 1981 yılından beri 36 milyon insanın hayatına mal oldu. Günümüzde 31 ila 35 milyon arası insan hala HIV ile yaşamını sürdürüyor. Bu hastalıktan en çok etkilenen ise Sahraaltı Afrika bölgesi. Burada nüfusun %5’i, yani yaklaşık 21 milyon kişi hasta. Hastalık karşısında farkındalık arttıkça, yeni geliştirilen ilaçlarla hastalara daha iyi hayat şartları sağlanabiliyor. 2005-2012 arasındaysa küresel çapta HIV/AIDS’den kaynaklanan ölümler yıllık 2.2 milyondan 1.6 milyona düşüş gösterdi. 2014 yılında dünyada yaklaşık 36.9 milyon insanın HIV pozitif olduğu belirtildi. 2010 yılında 1.8 milyon insan AIDS nedeniyle hayatını kaybetti, bu sayı 2005 yılında 2.2 milyondu. The Lancet’te yayınlanan bir raporda, 2015 Global Hastalık Yükü Çalışmasına göre HIV enfeksiyonunun 1997 yılında 3,3 milyon hastayla zirve noktasına eriştiği tahmin ediliyor.

Domuz Gribi

Asya gribi, 1957- 1958 yıllarında 2 milyon, Rus gribi 1889-1890 arasında 1 milyon Hong Kong gribi 1968-1969 yılları arasında 1 milyon insanı öldürdü. Domuz gribi ise 2009 yılında 284 bin kişinin canına mal oldu.

SARS Salgını

2002-2003 yılları arasında Asya ve Kanada’da etkili olan, şiddetli akut solunum yolu sendromu coronavirüsün (SARS-CoV) neden olduğu bir solunum yolu sendromu. Kasım 2002 ve Temmuz 2003 tarihleri ​​arasında Hong Kong’da başlayan SARS salgını neredeyse pandemik hale geldi ve dünya çapında 8422 vaka ile 916 ölüm görüldü. Dünya Sağlık Örgütü, ölüm oranını %10,9 olarak açıkladı. Sars etkeni haftalar içinde Hong Kong’dan 37 ülkeye yayıldı. Bugün itibarıyla SARS’ın yayılması tamamen önlenmiş durumda. Ancak, SARS hastalığının (çiçek hastalığı aksine) eradike edildiği iddia edilmemekte. Bazı hayvan popülasyonlarında hala doğal ana rezervuar olarak mevcut olabileceği ve gelecekte insanlarda tekrar hastalık yapabileceği düşünülüyor.

Ebola Salgını 

2013-2016 yılları arasında Batı Afrika’da patlak veren Ebola salgını 11.300’den fazla ölüme yol açtı. Batı Afrika Ebola Salgını, Aralık 2013’te Girne’de başladı, Liberya, Sierra Leona gibi Batı Afrika ülkelerine yayılan ve Haziran 2016’da sona eren salgın sonucunda virüs 28 bin 616 kişiye bulaştı. Bu salgın, hastalığa yakalanan kişi ve ölümler açısından tarihteki en ölümcül Ebola Salgını olarak kayıtlara geçti.

Yeni Tip Coronavirüs (Covid-19) (2020)

Coronavirüs (Covid-19)

Coronavirüs hastalığı, insanları etkileyen, şiddetli akut solunum yolu sendromu coronavirüs2’nin (SARS-CoV-2) neden olduğu solunum yolu sendromudur. Hastalığın kuluçka süresi (virüsün vücuda girmesiyle belirtilerin başlaması arasında geçen zaman) 24 günü bulduğu görülmüştür. İlk olarak Çin’de ortaya çıkan virüs şu anda bütün dünyayı etkisi altına almıştır. Coronavirüsün bu zamana kadar 7 bine yakın insanı öldürdüğü ve 160 binin üzerinde insanıda enfekte ettiği bilinmektedir.