Erol Olçok – Abdullah Tayyip Olçok

“Kıldan ınce, kılıçtan keskin”

Asrın Çanakkale Savaşı’nda, Kurtuluş Savaşı’ndan sonra verilen en büyük mücadelede baba-oğul da aynı safı paylaştı: Erol Olçok- Abdullah Tayyip Olçok…
Erol Olçok, 1963 tarihinde doğdu. Reklamcı olarak atıldığı iş hayatına kattığı sayısız başarıların yanında “Ak Parti” isim babalığı da yer aldı. Ak Parti’nin birçok reklam çalışmasına imzasını atan Olçok, Recep Tayyip Erdoğan ile de çeyrek asırlık bir dostluğu geride bıraktı.
Üç erkek evlat babası olan Olçok, o hain darbe gecesi çeyrek asrı geride bıraktığı dostu Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla darbecilere karşı direniş için sokağa çıktı. Büyük oğlu, ilk göz ağrısı Abdullah Tayyip’de “Sen kardeşlerinle kal.” demesine rağmen babasını yalnız bırakmadı. Baba-oğul soluğu köprüde aldı. Ortalık mahşer yeriydi adeta. Hainler millete karşı cephe almıştı ancak Erol Olçok, konuşarak orta yolu bulacağını düşünerek iyi niyet ile bir adım attı ve attığı o adım onu ölüme götürdü. Lakin o can havliyle dahi geride kalanları, oğlu Abdullah’ı korunaklı bir yere götürmeyi düşündü. Abdullah ise gözleri önünde vurulup yere yığılan babasını… Öyle ki “Baba!” diye yürekten koparttığı feryat, sarılıp üzerine siper olduğu babasının beraberinde şehadetinin habercisiydi.
Erol Olçok’un eşi ve Abdullah Tayyip Olçok’un annesi o günü anlatırken gelen haber üzerine hastane yolunu nasıl gittiğini bilmediğini, o yolun büyüklerin deyişi ile “kıldan ince, kılıçtan keskin” olduğunu ifade etti. Erol Olçok ile çeyrek asırlık dostluğu olan Erdoğan ise dostunu ve oğlunu son yolculuğuna uğurlarken gözyaşlarına hakim olamadı. Baba-oğulun son yolculuğuna uğurlanırken duyduğu şey yakınlarının gözyaşları ve sala oldu. “Es Salatu Ve’s-Selamu..”