Fransız Devrimi

Fransız Devrimi

Fransız Devrimi veya Fransız İhtilâli, Fransa’daki mutlak monarşinin devrilip, yerine cumhuriyetin kurulması ve Roma Katolik Kilisesi’nin ciddi reformlara gitmeye zorlanmasıdır. Avrupa ve Batı dünyası tarihinde bir dönüm noktasıdır. Çağ kapatıp, çağ açan bir devrimdir. Sosyal bir akımı başlatan en büyük etkendir.

Fransız Devrimi, 18. yüzyılda Fransa’da yaşanmıştır. 14 Temmuz 1789 yılında Bastille Hapishanesi’nin isyancılar tarafından basılarak mahkum ve mevkufların salınmasıyla başlayan süreçte, halkın işçi sınıfı olarak, krala, kralın ailesine, soylulara, zenginlere ve din adamlarına karşı yaptığı ayaklanmadır. Bu ayaklanmada, mahkumlar serbest bırakıldı ve buradaki silahlar ele geçirilerek ihtilalde kullanıldı.

Fransız Devrimi, halkın eşitlik, adalet ve kardeşlik sloganıyla monarşiye karşı ayaklanmasıdır. Bu ayaklanmanın herhangi bir ayaklanmadan farkı, ilk kez monarşi fikrinin tartışmaya açmış olmasıdır.

1891 yılına gelindiğinde ise ihtilal yeni bir boyut kazandı. 1791 yılında bir kurucu meclis toplandı ve “İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi”ni yayınladı. Soylular ve din adamları sınıflarının tüm ayrıcalıkları kaldırıldı. Fransa meşruti monarşi haline geldi.

Fransız Devrimi

Fransız Devrimi, 1789-1799 yılları arasında meydana gelmiştir. Dünya tarihindeki en önemli dönüm noktalarından birisidir. On yıl boyunca Fransa çok büyük siyasi karışıklıklar yaşamış, binlerce insan hayatını kaybetmiştir. Yeni çağ sona ermiş yakın çağa geçilmiştir. Avrupa’da dengeler değişmiş, birçok devlet kurulup birçok devlet yıkılmıştır.

Fransız Devrimi Nedenleri

– Toplumsal Eşitsizlikler ve Ayrıcalıklar

1700’lü yıllardaki toplumsal yapı Ortaçağ’a dayanıyordu. Toplum üç sınıfa ayrılıyordu: Soylular, din adamları ve halk. Soylular ve din adamları sınıfının önemli ayrıcalıkları vardı. Vergi vermezlerdi. Halkın ise büyük bir kısmı yoksulluk içinde yaşıyordu. Halkın imtiyazlı sınıflara karşı hıncı giderek artıyordu.

– Burjuvazinin Yükselmesi

Halk sınıfı içinde ticaret ve üretimle uğraşan şehirli kesime denir. Bu kesim kendi ağırlıklarının artacağı daha eşitlikçi bir düzene geçilmesini istiyorlardı.

– Aydınlanma Düşüncesinin Etkisi

17. yüzyılın sonlarından itibaren ortaya çıkan Aydınlanma düşüncesi ile Jean Jacques Rousseau, Voltaire, Montesquieu gibi etkili düşünürler Kral’ın yetkilerinin sınırlandırılması, kanunların üstünlüğü, halk egemenliği, eşitlik, insan hakları, özgürlük gibi hususları savundular.

– İngiltere ve ABD’nin etkisi

İngiltere 1600’lü yılların sonunda, Kral’ın yetkilerinin sınırlandırıldığı meşruti monarşi rejimine geçmişti. Bireysel özgürlükler yasaların garantisi altındaydı. ABD’de ise 1776 yılında krallığın olmadığı demokratik bir cumhuriyet rejimi kurulmuştu. Fransa’da eğitimli kesimler bu iki ülkeye gıptayla bakıyordu.

– Mutlakiyetçi Monarşinin Değişime Direnmesi

Fransa’da Kralın sınırsız yetkilere sahip olduğu mutlakiyetçi yönetim anlayışı devam ediyordu. Kraliyet çevreleri ve soylular toplumda ortaya çıkan değişim taleplerine ısrarla karşı koyuyorlardı.

– Ekonomik Kriz

Fransız ihtilalinin nedenlerinin bir diğeri İhtilal öncesinde yaşanan ekonomik krizdi. Ekonomik kriz geniş halk kesimlerini vuruyordu. Gıda fiyatları yükselmişti. Halkın soylulara ve kraliyet ailesine karşı olan memnuniyetsizliği artıyordu.

Fransız Devrimi Sonuçları

– Özgürlük ve Eşitlik Fikirlerinin Yayılması

Fransız İhtilalinin en önemli sloganı “özgürlük, eşitlik ve kardeşlik”ti. İhtilal sonrasında soylulara ve din adamlarına sağlanan tüm ayrıcalıklar kaldırıldı. Tüm vatandaşların kanun önünde eşit olması ilkesi getirildi. Bireysel özgürlük anlayışı gelişti. Kölelik kaldırıldı.

– İnsan Hakları Anlayışının Gelişmesi

Fransız İhtilalinin başlamasının hemen sonrasında İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi ilan edildi. Sonrasında yapılan anayasayla bu haklar garanti altına alındı. Dünyada insan hakları anlayışının gelişmesine önemli bir katkı yaptı.

– Demokratik Gelişmelerin Hızlanması

İhtilal öncesinde Fransa’da Kralın mutlak iktidarına dayanan mutlakiyetçi monarşi rejimi vardı. İhtilal sırasında önce meşruti monarşi, daha sonra da Cumhuriyet kuruldu. Millet Meclisi ortaya çıktı. Demokratik seçimler yapılmaya başlandı.

– Milliyetçilik Fikrinin Yayılması

Fransız İhtilaliyle millet kavramı siyasi bir nitelik kazandı. Milli meclis, milli ordu, milli bayrak, milli marş gibi olgular ve semboller ortaya çıktı.

– Laiklik ve İnanç Özgürlüğünün Yayılması

Fransız İhtilaliyle Kiliseye ve din adamlarına verilen tüm ayrıcalıklar kaldırıldı. Kilisenin mallarına el koyuldu. Katolik Kilisesinin ekonomik, siyasi ve toplumsal gücü azaldı. Din ve devlet işleri tamamıyla ayrıldı. Dini serbestlik ve hoşgörü gelişti.

– Burjuvazinin Yükselmesi

Devrimden sonra burjuvazinin siyasi ve toplumsal gücü arttı. Toplumun en etkili kesimi haline geldi. Ayrıca soyluların ve kilisenin el koyulan mallarının çoğu burjuvazinin eline geçti. Ekonomik güçleri daha da arttı.

– Fransa’da Baskı, İç Savaş ve Katliamlar

Fransız İhtilalinin sonuçlarının tümü olumlu değildir. Devrimin diğer yüzünde zulüm, iç savaş ve katliamlar vardır. Baskıya uğrayan grupların başında soylular ve din adamları geliyordu. Bu gruplar imtiyazlarını kaybetmekle kalmadılar, mallarına el koyuldu, türlü baskılar ve cezalarla karşı karşıya kaldılar. Büyük bir kısmı Fransa dışına göçmek zorunda kaldı. Yüzlercesi hayatını kaybetti.

– Avrupa’da Uzun Süren İhtilal Savaşları

İhtilal savaşları neticesinde neredeyse tüm Avrupa savaş sahası haline gelmiştir. Bu savaşlar ihtilal sonrasında Napolyon döneminde de 1815 yılına kadar sürmüştür.

Fransız Devrimi’nin Osmanlı Devletine Etkileri

Osmanlı Devleti başlangıçta çıkan olayları pek önemsememiştir. Fransız Devrimi’ni Fransa’nın bir iç sorunu olarak görmüştür. 1795 yılında da Fransa’da oluşan yeni rejimi tanımıştır. Fransız Devrimi sonucunda Osmanlı Devleti’nde temel hak ve özgürlüklerin yasal güvenceye alınması ve yargı güvencesi sağlanmıştır. Toplumsal eşitlik ilkesinin yayılması Fransız İhtilali’nin sonucunda gerçekleşmiştir.

Devrimciler arasında çok farklı görüşler vardı. Bazıları sadece krallık rejimini biraz demokratikleştirmeyi hedeflerken, bazıları bu rejimi tamamen kaldırmayı amaçlıyordu. Zamanla kraliyet karşıtları güç kazandı. 1792 yılında krallık kaldırılarak, cumhuriyet ilan edildi. Kral ve Kraliçe yargılandı ve 1793 yılında idam edildi.

Cumhuriyetin ilan edilmesi Fransa’daki karışıklıkları dindirmedi. İhtilale karşı ülkenin farklı yerlerinde isyanlar çıktı. İktidar sertlik yanlılarının eline geçti. İsyanlar kanla bastırıldı. On binlerce insan öldürüldü. Şiddet sadece ihtilal karşıtı kesimleri değil, ihtilal yanlılarını da vurdu. Farklı kesimlerden binlerce kişi İhtilal Mahkemelerinde yargılanarak idam edildi. İktidarı ele geçiren sertlik yanlısı ihtilalcilerin yarattığı şiddet yüzünden bu döneme terör dönemi denilmiştir. Giyotin bu dönemin sembolü olmuştur.

Fransız Devrimi’nin Sona Ermesi

Napolyon Bonapart Fransız İhtilali sırasında Avrupa devletlerine karşı yapılan savaşlarda ön plana çıkan genç bir generaldi. Giderek iktidar üzerinde nüfuz kazanmaya başladı. 1899 yılında Napolyon bir hükumet darbesi ile iktidarı ele geçirdi. Bu tarihte Fransız Devrimi sona erdiği kabul edilir. Napolyon iktidarını giderek kuvvetlendirdi ve 1804 yılında kendini İmparator ilan ederek Fransa’ya monarşiyi geri getirdi.