II. Abdülhamid

II. Abdülhamid, Osmanlı İmparatorluğu’nun 34. padişahı ve çöküş sürecindeki devlette mutlak hakimiyet sağlayan son padişah. Tahtta kaldığı yıllarda imparatorluk dağılma dönemini yaşadı.

II. Abdülhamid, 31 Ağustos 1876’da tahta çıktı ve I. Dünya Savaşı’na girmeden önce tahttan indirilene kadar ülkeyi yönetti. Ulu Hakan, Gök Sultan olarak da adlandırılmaktadır.

II. Abdülhamid Hayatı 

II. Abdülhamid, 21 Eylül 1842 tarihinde İstanbul’da dünyaya gelmiştir. Babası Abdülmecid, Annesi Trimüjgan hanımefendidir. Hayatının önemli bir kısmı bu şehirde geçmiştir. Oldukça zeki bir kişi olan Abdülhamid han en iyi hocalardan ders alarak yetişmiştir. Aynı zamanda İslam tarihini de öğrenmiştir.

Sadece üç ay tahtta kalan V. Murad’ın ani ölümünden sonra 31 Ağustos 1876 tarihinde tahta çıktı. 33 yıl boyunca tahtta kalan padişah, bu süre içerisinde birçok reform gerçekleştirdi.

II. Abdülhamid Dönemi (1876-1909)

Balkanlarda Yaşanan Sorunlar 

Balkanlarda yaşanan sorunlar Abdülhamid döneminden önce başlamıştır. Balkanlarda ki Slav halkları Osmanlı imparatorluğuna karşı kışkırtan Rusya, bununla da başarılı oluyordu. Osmanlı devleti bu karışıklıktan dolayı balkan topraklarını bir bir kaybediyordu.

93 Harbi 

1877-1878 Osmanlı – Rus Savaşı (93 Harbi)

Abdülhamid döneminin en önemli savaşıdır. 93 harbi Rusya ile Osmanlı imparatorluğu arasında geçen bir savaştır. Rusların balkanlarda ki halkları kışkırtması sonucu bu savaş patlak vermiştir. Sultan Abdülhamid Ruslarla savaşmak istemiyordu. Fakat devletin kademesinde yer alan Damat Mahmut Paşa Ruslarla savaşın kaçınılmaz olduğunu savunuyordu. Bunun üzerine Doğu ve Batı topraklarında Osmanlı toprak kaybediyordu.

93 Harbi Sebepleri:

1. İstanbul (Tersane) ve Londra Konferansı kararlarının Osmanlı tarafından kabul edilmemesi.
2. Rusya’nın Panslavist politikası ve sıcak denizlere inme çabası.
3. Rusya’nın 1856 Paris antlaşmasıyla Osmanlı devleti üzerindeki kaybettiği hakları geri almak istemesi.

Rusya bu sebeplerden birincisini gerekçe göstererek Osmanlı Devletine savaş ilan etti. Ruslar doğuda Erzurum’a kadar ilerlediler. Rus ordusu AZİZİYE Tabyalarında Gazi Ahmet Muhtar Paşa tarafından durduruldu. Balkanlarda ise Ruslar Tuna’yı aşıp PLEVNE önlerine geldiler. Plevne’de Gazi Osman Paşa önemli başarılar kazandı. Ancak daha sonra Plevne düştü. Ruslar Edirne’yi alarak Çatalca önlerine kadar geldiler. Osmanlı Devleti barış istemek zorunda kaldı. Bunun üzerine Ayastefanos antlaşmasının yerine geçen “Berlin Antlaşması” imzalandı.

Berlin Kongresi ve Berlin Antlaşması (13 Temmuz 1878)

Kongreye Katılan Devletler: Osmanlı, Rusya, İngiltere, Fransa,  Avusturya, İtalya ve Almanya.

Berlin Kongresi ve Berlin Antlaşması Maddeleri:

1. Ayestefanos Antlaşmasıyla kurulan Bulgar Krallığı üçe ayrıldı:

Asıl Bulgaristan: Osmanlı Devletine vergi veren bir prenslik haline getirildi.

Makedonya: Islahat yapılmak şartıyla Osmanlıya bırakıldı.

Doğu Rumeli: Osmanlıya bağlı kalacaktı ancak Hıristiyan bir vali tarafından yönetilecek.

2. Sırbistan, Romanya, Karadağ bağımsız olacak.

3. Bosna-Hersek Osmanlı toprağı sayılacak, yönetimi geçici olarak Avusturya’ya bırakılacak.

4. Kars, Ardahan ve Batum Ruslara, Doğu Beyazıt Osmanlı’ya verilecek.

5. Teselya Yunanistan’a verilecek.

6. Ermenilerin oturduğu yerlerde ve Girit adasında ıslahatlar yapılacak.

7. Osmanlı Devleti Rusya’ya 60 milyon altın savaş tazminatı verecek.

Berlin Kongresi ve Berlin Antlaşmanın Önemi:

1. Osmanlı’nın dağılma süreci hızlandı.
2. İngiltere de Osmanlı topraklarının parçalanmasına katıldı. Osmanlı Devleti denge politikası izleyerek dış politikasında İngiltere’den boşalan yeri Almanya almaya başladı.
3. Ermeni Meselesi ilk defa uluslararası bir antlaşmada yer almış, Ermeni Meselesi Ermenilerin değil Osmanlı’yı parçalamak isteyen devletlerin meselesi olarak ortaya çıkmıştır. Berlin Antlaşması, Ermeni Meselesinin Başlangıcı olarak kabul edilmektedir.
4. Osmanlı Devletinin 19. yy.da en çok toprak kaybettiği antlaşmadır.
5. Anlaşmadan en kârlı çıkan, Bosna Hersek üzerinde haklar elde eden Avusturya ve Kıbrıs’ı üs olarak alan İngiltere’dir.

NOT: Bu sırada İngiltere, Osmanlı Devletine KIBRIS’ın kendisine bir üs olarak verilmesi durumunda kongrede Osmanlı Devletini savunacağını söyledi. Osmanlı İngiltere’nin bu isteğini kabul etmek zorunda kaldı. Fakat İngiltere Osmanlı topraklarını paylaşılmasında ortak hareket etti.

Berlin Konferansı’ndan sonra Osmanlı Devleti’nin dağılması hızlanmıştır. İngiltere Mısır’ı, Fransa ise Tunus, Avusturya-Macaristan; Bosna-Hersek’i topraklarına katmıştır. Girit Yunanistan’a katılmış, Bulgaristan ise bağımsızlığını ilan etmiştir.

İstanbul (Tersane) Konferansı (1876) 

Osmanlı Devleti, İngiltere, Rusya, Fransa, Avusturya ve İtalya arasında Rusya’nın Panislavizim politikasıyla Osmanlı Devleti üzerinde baskı kurmaya başlaması İngiltere’nin çıkarlarına aykırıydı. Bu yüzden İngiltere Balkan Milletlerinin sorunlarına çözüm bulmak amacıyla İstanbul’da Milletlerarası bir konferansın toplanmasını sağladı. İstanbul Konferansı çalışmalarına başlandığı sırada Osmanlı Devleti I.Meşrutiyeti ilan ederek konferansı etkisiz hale getirmeye çalıştı.

Tersane Konferansı Kararları:

1. Sırbıstan ve Karadağ’dan Türk askerleri çekilecek.
2. Bulgaristan’ın doğu ve batı olarak iki eyalete ayrılacak ve Bosna-Hersek’le birlikte özerklik verilecekti. Osmanlı Devleti bu kararları kabul etmeyince konferans dağılmıştı. Ancak; daha sonra Londra’da tekrar bir araya gelen Avrupa Devletleri benzer kararlar alarak Osmanlı’nın bu kararlara uymasını istemişlerdir.

Ayestefanos (Yeşilköy) Antlaşması (3 Mart 1878)

Ayestefanos Antlaşmasının Maddeleri:

1. Sırbistan, Karadağ ve Romanya tam bağımsız olacak ve sınırları genişletilecek.
2. Büyük bir Bulgaristan krallığı kurulacak.
3. Batum, Kars, Ardahan ve Doğu Beyazıt Ruslara verilecek.
4. Girit ve Ermenilerin oturduğu yerlerde ıslahat yapılacak.
5. Bosna-Hersek’e özerklik verilecek.
6. Teselya, Yunanistan’a verilecek.
7. Osmanlılar Rusya’ya, 30 milyon altın savaş tazminatı ödeyecek.

Bu anlaşma Rusya’ya sıcak denizlere inme konusunda Balkan ve Doğu koridorunu açmıştır. Bu durum Avrupa devletlerin tepkisine neden olmuş, Rusya yeni bir savaşı göze alamadığından Berlin’de bir kongre toplanmasını kabul etmiştir. Ayestefanos (Yeşilköy) Antlaşması yürürlüğe girmemiş, bunun yerine Berlin Antlaşması imzalanmıştır.

Osmanlı Devleti’nin imzalayıp da uygulamaya konulmayan iki Antlaşma AYESTEFANOS ve SEVR Antlaşma’sıdır.

Kıbrıs’ın Kaybedilmesi (1878)

İngiltere, Berlin Konferansı’nın toplanması ve burada Osmanlı Devleti’nin yanında yer alma karşılığında Kıbrıs’ın kendisine üs olarak verilmesi talebinde bulunmuştur.

İngiltere Kıbrıs’ı üs yapmakla Rusların Akdeniz’e inmesini engellemeyi, Doğu Akdeniz’de Süveyş kanalını kontrol etmeyi amaçlanmıştır.

II. Abdülhamid Dönemi Ve Meşruti Yönetime Geçiş

Osmanlı Devleti Meşrutiyet Döneminde Parlamenter Sisteme Geçiş

I. Meşrutiyetin İlanı (23 Aralık 1876)

Meşrutiyeti ilan etmeye söz veren Sultan II. Abdülhamid verdiği sözü yerine getirerek Mithat ve Sait Paşaların hazırladığı Kanun-i esasi’yi kabul ederek Meşrutiyeti ilan etmiştir.

Türk tarihinde ilk defa parlamenter yönetime geçiş 1876 tarihinde I. Abdülhamid döneminde oldu. II. Abdülhamid Osmanlı aydınları tarafından Mithat Paşa başkanlığında Meşrutiyeti ilan etmek amacıyla tahta geçirildi. Meşrutiyeti ilan etmelerindeki amaçları dış güçlerinin Osmanlıların içinde bulunan Gayrimüslümlerin kışkırtılmasının önüne geçerek bir “Osmanlı” ulusu yaratmaktı. Böylece azınlıklar ve Gayrimüslümler kendilerini kışkırtan dış güçlere kanmayarak kendilerini temsilen parlementede bir mebus olacaktı. Ama ne yazık ki olaylar Osmanlı aydınlarının düşündüğü gibi olmadı. Yapılan seçimler sonucu parlementoya gelen mebus üyeleri Osmanlıcılık ulusu yerine milliyetçiliği savunarak bağımsızlıktan yana hareket etmişler ve Rus saldırıları karşısında Osmanlıya asker olmak istememişlerdir. Buna kızan II. Abdülhamid bu meclisi 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşlarını bahane ederek Mebusan meclisini kapattı. Üyelerini de sürgün etti.

II. Abdülhamid Dönemi Islahatları

Osmanlı padişahı II. Abdülhamid Dönemi, Cumhuriyet, Cemaat, Meşrutiyet ve batılılaşma ikilemleri içindeki dönüm noktalarından birisidir. II. Abdülhamid Han tahta çıktığında Osmanlı Devleti büyük bir bunalım içindeydi.

II. Abdülhamid, tahta çıktıktan 4 ay sonra, Osmanlı’nın ilk anayasası olan Kanun-i Esasi ilan edildi. Bu anayasa ile birlikte işkence yasaklandı ve özel mülkiyete izin verildi. Getirilen tüm yeniliklere karşın padişahın yetkilerine hiçbir sınırlama getirilmedi. Mebusan ve Ayan Meclisi olmak üzere iki ayrı meclis kuruldu.

Bu dönemde sağlık alanında birçok ıslahat yapıldı. Türkiye’nin ilk çocuk hastanesi olan Hamidiye Etfal Hastanesi, İstanbul’un Şişli ilçesinde açıldı.

33 yıl süren Abdülhamid döneminde eğitime öncelik verildi. Çoban, veteriner ve dişçi yetiştirmek üzere meslek okulları ve diğer okullar açıldı.

II. Abdülhamid Dönemi Yenilikler

– Memurlara sicil tutulmaya başlandı.
– Eski Eserler Müzesi açıldı.
– Hukuk Fakültesi açıldı.
– Muhasebat Divanı (Sayıştay) kuruldu.
– Güzel Sanatlar Fakültesi açıldı.
– Ticaret Fakültesi açıldı.
– Yüksek Mühendislik Fakültesi açıldı.
– Dârülmuallimât (kız öğretmen okulu) açıldı.
– Terkos Suyu hizmete girdi.
– Bütün yurtta İdadiler (lise) açılmaya başlandı.
– Ziraat Bankası kuruldu.
– Bursa’da İpekhane açıldı.
– Emekli Sandığı kuruldu.
– Halkalı Ziraat ve Veterinerlik Fakülteleri açıldı.
– Bursa Demiryolu hizmete girdi.
– Aşiret Okulu açıldı.
– Bütün yurtta Rüşdiyeler (ortaokul) açılmaya başlandı.
– Kudüs Demiryolu hizmete girdi.
– Ankara Demiryolu hizmete girdi.
– Kağıt Fabrikası kuruldu.
– Kadıköy Gazhanesi kuruldu.
– Beyrut’ta liman ve rıhtım inşaa edildi.
– Osmanlı Sigorta Şirketi kuruldu.
– Kadıköy Su Tesisatı hizmete girdi.
– Selanik-Manastır Demiryolu hizmete girdi.
– Şam Demiryolu hizmete girdi.
– Eskişehir-Kütahya Demiryolu hizmete girdi.
– Galata Rıhtımı inşa edildi.
– Beyrut Demiryolu hizmete girdi.
– Darülaceze (kimsesizler yurdu) hizmete girdi.
– Mum Fabrikası kuruldu.
– Afyon-Konya Demiryolu hizmete girdi.
– Sakız Adası’nda Liman ve Rıhtım inşaa edildi.
– İstanbul-Selanik Demiryolu hizmete girdi.
– Tuna Nehri’nde Demirkapı Kanalı açıldı.
– Şam-Halep Demiryolu hizmete girdi.
– Şişli Etfal Hastanesi hizmete girdi.
– Hicaz Telgraf hattı kuruldu.
– Hama Demiryolu hizmete girdi.
– Basra-Hindistan Telgraf hattı Beyoğlu’na bağlandı.
– Hamidiye Suyu hizmete girdi.
– Dünyanın ilk dişçilik okulunu kurdu.
– Paris’te İslam Külliyesi kurdu.
– Selanik’te Liman ve Rıhtım inşaa edildi.
– Haydarpaşa Liman ve Rıhtımı inşaa edildi.
– Sirkeci Garı hizmete girdi.
– Haydarpaşa Garı hizmete girdi.
– Maden Fakültesi açıldı.
– Şam Tıp Fakültesi açıldı.
– Haydarpaşa Askeri Tıp Fakültesi açıldı.
– Trablus-Bingazi Telgraf hattı kuruldu.
– Konya Ereğlisi’nde demiryolu hizmete girdi.
– Trablus Telsiz İstasyonu kuruldu.
Bütün yurtta Telsiz İstasyonları kuruldu.
– Medine Telgraf Hattı kuruldu.
– Şam’da Elektrikli tramvay hizmete girdi.
– Hicaz Demiryolu hizmete girdi. 27 Ağustos’ta İstanbul’dan kalkan tren, 3 gün sonra Medine’ye ulaştı.
– Pekin’de Üniversite kurdurdu. (Dar’ul Ulum’il Hamidiye-Hamidiye Üniversitesi)
– Toplu sünnet merasimleri yaptırıp her bir çocuğa çeyrek altın gönderdi ve bu yüzden yaz aylarında toplu sünnetlerin yaygınlaşmasını sağladı.
– Kendi el emeği ile kazandığı ve biriktirdiği parasından bir kısmını her sene borç yüzünden hapse düşenleri kurtarmaya tahsis etti.
– Her yıl 30 bin saksı satın alıp çiçek ektirdi.

 

1878-1908 yıllarını kapsayan döneme “İstibdat dönemi” denir. I. Meşrutiyetin ilan edilmesinin ardından toplam 115 milletvekilinden oluşan ilk Meclis-i Mebusan kurulmuştu. II. Abdülhamid’in emriyle meclis kapatıldı ve Kanun-i Esasiye askıya alındı. 30 yıl süren istibdat döneminde siyasi, ekonomi ve eğitim alanlarında birçok ıslahat yapıldı.

II. Abdülhamid Dönemi Açılan Diğer Okullar

Leyli Tüccar Kaptan Mektebi – 5 Aralık 1884
Hendes-i Mülkiye – 1883
Turuk ve Maâbir Mektebi – 1878
Rumeli Vilâyât-ı Şahanesi Polis Mektebi – 1901
Sanay-i Nefise Mektebi (İlk Güzel Sanatlar Okulu) – 1 Ocak 1882