Islahat Fermanı

Islahat Fermanı, Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküş döneminde devletin yıkılmaktan kurtarılması amacıyla; siyasi kuruluşlar, kişi hakları ve yeni kurumların kurulması konularında yapılması düşünülen köklü değişiklikler için 18 Şubat 1856 yılında Sultan Abdülmecid zamanında yayımlanmış olan fermandır.

Tanzimat fermanından sonra kişisel hakların genişletilmesiyle birlikte Osmanlı Devleti tebaasında yaşayan yabancı uyruklu halklar daha büyük imtiyazlar beklemişlerdir. Bunun da beraberinde bağımsızlık hayaliyle, Avrupalı devletlerin çıkarlarına ortak olmuşlardır. Avrupalı devletlerin “Şark Meselesi” olarak adlandırdıkları projenin son aşaması olan Osmanlı Devleti’nin paylaşılması, çok uluslu bir yapıya sahip olan bu devleti yıkmayı gerektirmiştir. Kırım Harbi’nin son yıllarına doğru hazırlanan Islahat Fermanı, Osmanlı İmparatorluğu içinde Müslüman olmayanlara verilen haklar açısından büyük önem taşımıştır.

Şark Meselesi – Kırım Savaşı’nın sonlarına doğru barış ihtimalleri belirince, 1 Şubat 1855’te Viyana’da, Avusturya, İngiltere ve Fransa arasında temel prensipler görüşülmüştür. Bunlar arasında Osmanlı İmparatorluğu’ndaki Hıristiyan halkın hak ve imtiyazlarının açıklanmasını isteyen bir madde konulmuştur. Bu maddenin programlaştırılması yolunda müttefik devletler arasında tartışmalar yaşanmış, sonucunda da Osmanlı devletinin gayrimüslim halk ile ilgili yapacağı reformların yol haritası çizilmiştir. Bu nedenle Osmanlı Devleti, bütünlüğün bozulmasını ve topraklarının dağılmasını engellemek için böyle bir yola başvurmuştur. Fermanın asıl hitap ettiği kısım gayrimüslim ve yabancı azınlıklar olmuştur. Islahat fermanı kaynağını ve ortaya çıkış nedenini yabancı devletlerden almıştır. Bu fermanın esasları, Fransa’nın ısrarı ile Avusturya, İngiltere ve Fransa tarafından belirlenmiştir.

Islahat Fermanı, Osmanlı İmparatorluğu tebaasında yaşayan gayrimüslimlere bazı haklar vermektedir. Bunun sebebi, Fransız İhtilali gibi Avrupa kaynaklı milliyetçi akımların etkisiyle Balkanlar’da isyan çıkaran gayrimüslim azınlıkları imparatorluğa bağlamaktır. Gayrimüslimlere verilen haklar nezdinde Avrupa devletlerinin bahaneyle Osmanlı’nın iç işlerine karışmasını engellemektir; ancak fermanın maddelerinin uygulanmaya başlaması ile tam tersi bir durum ortaya çıkmıştır.

19. yüzyılda Osmanlı’nın çöküş döneminde ortaya çıkan “Osmanlıcılık” fikir akımı temelinde yeni bir Osmanlı toplumu oluşturmayı amaçlayan fermanda din, dil ve ırk ayrımını engellemek de esas alınmıştır.

Islahat Fermanın Özellikleri

Islahat Fermanı, “Sened-i İttifak” ve “Tanzimat Fermanı” süreçlerinin devamı niteliğinde bir belgedir. Osmanlı siyasi hayatında dönüm noktalarından biri olan ferman, imparatorluğun buhranlarla dolu bir döneminde ilan edilmiştir. Osmanlı devlet düzeninde ve kanunlarda siyasi, iktisadi, idari ve sosyal değişikliklere yol açmıştır.

Ferman, anayasal bir belge niteliğindedir. Osmanlı anayasacılık faaliyetleri içinde önemli bir yeri vardır. O dönemle başlayan yeni kanunlaştırma faaliyetlerinin hukuki zeminini içerir. En önemli kanunlaştırma hareketlerinden biri olan Kanun-i Esasi’nin de hukuki temelini oluşturur.

Tanzimat Fermanı’na göre daha ayrıntılı olan Islahat Fermanı, Tanzimat’tan farklı olarak Müslüman olmayan tebaa ile yabancılarla ilgili hükümler de içeriyordu. Gayrimüslimlerin hukukunu Müslüman halk ile eşitlemek amacını taşıyan fermanda, Müslüman kesimi doğrudan ilgilendirebilecek bazı hususlar da yer alıyordu. Örneğin; “kimsenin din ve mezhep değiştirmeye zorlanmayacağı” hükmü, Müslümanları da kapsıyordu. Bu yönüyle ferman, sadece gayrimüslimlere yönelik olarak algılanmış; bazı önemli maddelerde Müslümanları ilgilendiren bölümler kavranamamış ve dikkatlerden kaçmıştır.

İmparatorluğun yıkılmaktan kurtarılması amacıyla çeşitli kurum ve kuruluşlarda köklü değişiklikler yapılması; siyasi kuruluşlar kurulması, gayrimüslimlerin kişi haklarının düzenlenmesi ve yabancıların yeni kurumlar kurması gibi başlıklar içerir.

Islahat Fermanı’nın en büyük özelliği, büyük Avrupa devletlerinin talepleri doğrultusunda hazırlanmasıdır. Bir nevi, “yabancı devletlerin hazırladığı” fermandır. Çöküş dönemindeki Osmanlı’nın “kabul etmek zorunda kaldığı” yenilik fermanıdır. Fermanı kendilerinin hazırladığını dünyaya ilan eden Osmanlı, böylece şekil bakımından hükümranlık haklarını korumuştur.

Fermanın Osmanlı açısından önemli bir özelliği de, Avrupa devletlerinin Hristiyan halkların refahı için gerekli kararları almasının önünün açılmasıdır. Gayrimüslimlere tanınan imtiyazları Avrupa devletleri bir “koz” olarak kullanmış ve imparatorluğun iç işlerine karışmaya başlamıştır.

Avrupa ülkelerinde tanınan temel hak ve özgürlükler Osmanlı tebaası için de uygulanmıştır. Islahat Fermanı ile tanınan bazı haklar, Batı ülkelerinde tanınan haklarla kıyaslanabilecek boyuttadır.

Islahat Fermanın Amacı

Fermanın en önemli amacı; “eşit bir toplum” sağlamaktır. Eşit vatandaşlık haklarına sahip Müslüman ve gayrimüslimlerden oluşan bir Osmanlı tebaası oluşturmayı amaçlar. “Millet” sistemi yerine bütün dini toplumlara eşit vatandaşlık tanımayı hedefler.

Müslümanlar ile gayrimüslimler arasında “tam bir eşitlik sağlamaya” odaklanan ferman, farklı inanca sahip topluluklar arasındaki devlet kurumları uygulamaları bakımından farklılıkları ortadan kaldırmayı da amaçlamıştır. Din, askerlik, vergi, eğitim, hukuk, temsil hakkı ve memurluk gibi başlıklarda eşitliği öngörmüştür.

Islahat Fermanın Maddeleri

1. Bütün dini ve mezhebi törenler serbest bırakıldı.
2. Din ve mezhep değiştirme konusunda zorlamalar yasaklandı.
3. Osmanlı topraklarında yaşayan bütün milletlere devlet memuru olabilme hakkı verildi.
4. Dil, din, ırk ve mezhep farklılıklarından dolayı resmi yazışmalarda kullanılan küçültücü ve aşağılayıcı ifadeler yasaklandı.
5. Her millete askeri ve sivil okullara girebilme hakkı tanındı.
6. Azınlıklara -ders seçimi ve öğretmen ataması hükümet tarafından yapılmak kaydıyla- farklı alanlarda okul açabilme hakkı verildi.
7. Ticaret, ceza ve cinayet gibi davalar için karma mahkemeler kurulması hükmü getirildi.
8. Müslümanların ve gayrimüslimlerin davalarının karma mahkemelerde açık olarak yapılmasına karar verildi.
9. Mahkemeler açık hale getirildi ve mahkeme kararlarının ilan edilmesi sağlandı.
10. Mahkemede tanıkların din ve mezhepleri üzerine yemin etmelerine olanak tanındı.
11. Mahkemelerde ceza alanların mülklerinin müsaderesi ile ilgili usuller kaldırıldı.
12. Hapishanelerin insan haklarına uygun hale getirilmesi karar bağlandı.
13. İşkence yasaklandı; idam veya af meselesi padişahın inisiyatifine bırakıldı.
14. Patrikhanelerin ve gayrimüslim meclislerinin hukuki konularda sahip olacakları salahiyetler teyit edildi.
15. Osmanlı topraklarında yaşayan herkesten vergi alınması hükme bağlandı.
16. Tanzimat’a kadar askere alınmayan Hristiyanların askerlik yapması kabul edildi.
17. Askerlik hizmeti yapmak istemeyenler için “bedel-i nakdi” adlı bir nevi haraç vergisi uygulaması getirildi.
18. Adalet sisteminde gayrimüslimlerin aleyhine olan ve eşitsizlik içeren uygulamalar kaldırıldı.
19. Gayrimüslimlere eyalet meclisleri ve Meclis-i Vâlâ’da temsil hakkı verildi.
20. Gayrimüslim din adamlarına devlet maaşı bağlandı.
21. Hristiyan rahiplerin menkul ve gayrimenkul mallarına müdahale edilmemesi kararlaştırıldı.
22. Gayrimüslimler ve dini cemaatlere kendi meclislerini seçme hakkı verildi.
23. Gayrimüslimlere ibadethane, okul, hastane ve mezarlık gibi yerleri onarmalarına ve yenilerini yapmalarına izin verildi.
24. Osmanlı topraklarında yabancılara mülk edinme hakkı verildi.

Islahat Fermanın Sonuçları

1. Patrikhaneye meclis açma izni verilmesi gayrimüslimlerin bağımsızlık temayülünü artırmıştır.
3. Gayrimüslimlerin açtığı yabancı okullarda ırkçı bir nesil yetiştirilmiştir.
3. Ferman ile Batılı ülkelere ve gayrimüslimlere verilen imtiyazlar, Osmanlı’nın parçalanma ve çöküş sürecini hızlandırmıştır.
4. “Osmanlıcılık” anlayışı ile hazırlanan ferman, toplumsal dengeye zarar vermiştir.
5. Yabancılara kurum kurma izni verilmesi ile açılan Batı tandanslı kurumlarla İslami anlayışla faaliyet gösteren kurumlar arasında çatışmalar yaşanmıştır.
6. Vergi, kişisel haklar ve dini eşitlik gibi konular sadece dünyaya duyurulmakla kalmış; şer’i hukuk sebebiyle fermanın maddelerinin uygulanmasında sorunlar çıkmıştır.
7. Bazı Osmanlı kanunları ile Islahat Fermanı maddeleri arasında çatışma yaşanmış; fermanda öngörülen bazı reformların önü tıkanmıştır.
8. Batı’dan ekonomik destek bekleyen Osmanlı, ancak bazı imtiyazlar tanımak koşuluyla borç alabilmiştir.
9. Batı’ya sağlanan imtiyazlar yabancı yatırımcıları Osmanlı topraklarına çekmiş; yerli sanayi büyük ölçüde zarar görmüştür.
10. Osmanlı devletinin dayandığı hukuki nizam değiştirilerek, gayrimüslimleri zimmî hukukun dışına çıkarmıştır.