İslam Tarihi

İslam tarihi, İslam dininin 7. yüzyılda ortaya çıkışından ve İslam Devleti’nin kurulmasından başlayarak modern zamanlara kadar uzanan İslam dini, İslam dinini benimseyen bölge ve toplumlar ile bu toplumların İslam çatısı altında ortaya koyduğu değerleri barındıran süreci kapsamaktadır.

Allah’ın elçisi olduğuna inanılan Hz. Muhammed aracılığı ile ortaya çıkmış ve yayılmıştır. İslamiyet’in doğduğu yer, doğusunda Basra körfezi batısında Kızıl Deniz güneyinde Umman Denizi kuzeyinde ise Suriye ve Filistin çölleri ile kaplı olan Arap Yarım adasıdır.

İslam tarihinin ilk ve en önemli kaynağı Kur’an-ı Kerim’dir. Kur’an-ı Kerim’de birçok sure ve ayet inançlardan, insanlık tarihinden, diğer peygamberlerin mücadelesinden, İslam dini ve onun tebliğcisi Hz. Muhammed’in hayatından bahseder. İslam’ ın ana kaynağı olan Kur’an’ın dışında Muhammed’in hayatını, davranışlarını, sözlerini, mucizelerini ve hatta vahiy niteliğindeki Allah’ın sözlerini içeren hadis kaynakları da vardır.

İslam dininin kabul ettiği son peygamber Hz. Muhammed, peygamberlik görevini alışından ölümüne kadar ki döneme “Klasik Dönem” denilmektedir. İslam kaynaklarında “Asr-ı Saadet” yani “Saadet Zamanı” adı verilir. Asr-ı Saadet kendi içinde iki ana bölümde incelenir:

Mekke Dönemi: Dinin doğuşu, ilk Müslüman topluluk, ahlâki ve dini değerlerin Müslüman topluluk tarafından benimsenişi, var olan dini inanç ile İslam’ın çatışması ve direnişleri içerir.

Medine Dönemi: İslam devletin ve toplumun kuruluşu ile daha siyasi ve toplumsal bir dönem olup, çeşitli savaşlara ve hem siyasal otorite hem de toplumsal refah anlamında yükseliş arz eden bir zaman dilimidir. Bu dönemde bütün Arap Yarımadası Müslümanların idaresine girmiştir.

Muhammed’in ölümünün ardından “Dört Halife” ya da “Hulefa-i Raşidin”, “Ümmetin başı” sıfatıyla görev yapmış halifelerdir.

– Ebu Bekir
– Ömer bin Hattab
– Osman bin Affan
– Ali bin Ebû Tâlib

Ebu Bekir

Ebu Bekir, İslam’ın ilk halifesi 632 yılında seçilmiş ve görevi 2 yıl sürdürmüştür. İslam peygamberinin en iyi dostu olarak bilinmektedir. Ebu Bekir’in tam adı Ebu Bekir Bin Ebu Kuhafe’dir.

Ömer Bin Hattab

Ömer Bin Hattab, İslam’ın ikinci halifesi 634 yılında seçilmiştir. Görevi 10 yıl sürdürmüştür.

Osman Bin Affan

Osman Bin Affan, İslam’ın üçüncü halifesi 644 yılında seçilmiştir. 656 yılına kadar bu görevi sürdürmüştür.

Ali bin Ebû Tâlib

Ali bin Ebû Tâlib, İslam’ın son halifesi aynı zamanda peygamberin damadıdır.

İslam tarihinden Dört Halife Dönemi olarak adlandırılan dönem, Hz. Muhammed’in ölümünün ardından başa geçen Ebubekir’in halifeliğiyle başlayıp, Ali’nin öldürülmesiyle sona erer. Dönem, 632’den 661’e kadar yaklaşık 30 yıl devam eder.

Emeviler Dönemi

Emeviler Devleti, İslamiyet tarihinde Dört Halife Dönemi’nden sonra kurulan bir Müslüman Arap devletidir. Dört halifeden sonuncusu Hz. Ali’nin 661’de öldürülmesinden sonra ortaya çıkmıştır. Muaviye Ebî Süfyan tarafından kurulmuştur.

Muaviye Ebî Süfyan, Hz. Ömer Dönemi sırasında Şam vilayeti içerisinde valilik yapmış ve bu dönemden sonra son halife olan Hz. Ali’nin ölümünden sonra 661 senesinde kendi devleti olan Emevi Devleti’ni kurup halifeliği babadan oğula geçen bir sisteme çevirmiştir.

İslam dininin merkezi Mekke’den Şam’a taşınmış. Emevi halifesi Abdülmelik bin Mervan tarafından ilk islam parası basılmıştır. Ayrıca bu dönemde Arapça resmi dil olarak kabul edilmiştir. İslam devletinin sınırları Atlas Okyanusundan Orta Asya içlerine kadar genişledi. Emevi Devleti, 750’de Abbasiler tarafından yıkılmıştır.

Abbasiler Dönemi

Abbasiler Devleti, 750 yılında Emevi yönetimine karşı ayaklanarak halifeliği ve iktidarı ele geçirmişlerdir. Kurulduğu tarihten itibaren 1258 yılına kadar İslam dünyasının büyük bölümüne egemen olmuşlardır. İslam Devleti’nin yönetimini ve halifeliği beş asırdan daha uzun bir süre elinde tutan, İslâm tarihinde Osmanlılar’dan sonra en uzun ömürlü Müslüman Arap hânedanıdır. Hz. Muhammed’in amcası Abbas’ın soyundan gelen Ebul Abbas tarafından kurulmuştur. Emevi soyundan gelen muhalif güçleri etkisiz hale getirmiş ve yönetimi ele almıştır. Daha sonraki dönemde halife olan Ebu Cafer Mansur tarafından Abbasi Devleti’nin başkenti Kufe’den Bağdat’a taşınmıştır.

Abbâsîler siyasi alandan çok kültür ve medeniyet alanında gelişme gösterdiler. Zamanla siyasi hakimiyetleri zayıfladı ve Abbâsîler devletinin sınırları içinde yeni devletler ortaya çıkmaya başladı. Bu durumda Abbasi hükümdarının islam dünyasındaki siyasi hakimiyeti giderek sembolik bir hal almaya başladı. Halifelik 1258’de Moğolların Abbâsî Devletini yıkmasından sonra Mısır’daki Memlük Devletinde devam etti.

Abbasi Devleti tarihindeki en önemli olaylardan biri Talas Savaşı’dır. 751 yılında vuku bulan Talas Savaşı’nda Karluk, Yağma ve Çiğil Türk boyları Çinlilere karşı Abbasilere yardım etmiş ve savaşı kazanmalarını sağlamışlardır. Bu savaştan sonra Türkler İslamiyet’i kabul etmiştir.

İslamin altın dönemi başka bir deyişle islam rönesansı ABBASİLER DÖNEMİNDE gerçekleşmiştir.

1258’de Cengiz Han’ın torunu Hulagu’nun yönetimindeki İlhanlılar Bağdat’ı yakıp yıktılar. Halife Mustasım’ı ve yakaladıkları hanedan üyelerini öldürdüler. Böylece 508 yıllık Abbâsî Devleti son buldu.

Osmanlı Devleti

1517’de Yavuz Sultan Selim’in Mısır Seferiyle halifelik Osmanlı Devletine geçti. Mukaddes emanetler İstanbul’a getirildi. Osmanlı Devleti’nin yükselişiyle beraber, İslam tarihinde farklı bir dönem başladı. Bu dönemde Müslümanlar Viyana önlerine kadar ilerledi.

Avrupalıların her alanda güçlenmesiyle beraber, Müslümanların yaşadığı coğrafyanın büyük bir bölümü batılı devletler tarafından sömürge haline getirildi. I. Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde dünyada sadece üç bağımsız İslam devleti vardı. Osmanlı Devleti İran ve Afganistan. Osmanlı Devleti I. Dünya Savaşı’nı kaybedince başkent İstanbul ve Anadolu’nun bazı yerleri işgal edildi. Türk Kurtuluş Savaşı’ndan sonra İtilaf devletleri Türk topraklarından çıkarıldı. Türkiye’de Cumhuriyet ilan edildi. 400 yıldan fazla Türklerin elinde kalan halifelik 3 Mart 1924’te çıkarılan kanunla kaldırıldı. Son halife ve Osmanlı Hanedanı’nın bütün üyeleri sürgüne gönderildi. Son Halife Abdülmecid 1944’te Paris’te sürgünde iken öldü. Cenazesi ölümünden uzun bir zaman sonra Medine’de toprağa verildi.