Malik B. Nüveyre Olayı

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’e (sav.) teslim etmek için toplanılan zekatı vermemiş ve kabilesi halka dağıtmıştır. Güvenilirliğini gölgeleyen bu olay peygamberliğini ilan eden Seccad isimli bir kadının peşine düşmesi ile dibi görmüştür.
Şairliği ile bilinen Malik b. Nüveyre, düştüğü yanlıştan çok geçmeden kurtuldu ve tevbe etti. Lakin Halid b. Velid’in ordusu bu tevbeden habersizdi ve düşman sanılarak hapsedildi.
O gece çok soğuktu. Bu sebeple Hz. Halid ordu birlikleri arasındakilerin ısıtılmasını emretti fakat hesaba katmadığı bir şey vardı o da şu: “ısıtın” sözü Kinane kabilesi dilinde “öldürün” demekti..
Malik’in feryadı ile koşan Hz. Halid yetişemez ve Malik çoktan can vermiştir. Kimileri ise Malik’i bizzat Hz. Halid’in öldürdüğünü söyler.
Hz. Halid, Malik’in ölümü ile hanımıÜmmü Twmim ile evlendi. Bu durum herkesi rahatsız etti. Olay Medine’de duyulunca Hz. Ömer, Hz. Halid’in cezalandırılmasını söyledi dönemin halifesi Hz. Ebubekir’e. Hz. Ebubekir ise “Ben Allah’ın sıyrılmış olan kılıcını kınına koyamam.” cevabını verdi. Hz. Ebubekir olayın bir hata olduğu kanaatindeydi ve Malik’in ailesine diyetini ödedi.
Hz. Halid, Medine’ye geldiğinde Hz. Ömer’in tepkisi sürüyordu. Hz. Ebubekir’de bir konuda Hz. Ömer’e katılıyordu: süresi dolmadan bir kadınla evlenmek.. Zira İslam’a göre boşanan yahut eşi ölen kadınla evlenilebilmesi için belli bir sürenin geçmesi gerekiyordu. Bunun nedeni ise kadının hamile olup olmadığını ortaya çıkartmak ve babası bilinmeyen çocukların dünyaya gelmesinin önüne geçmekti. Hz. Halid’de bunun farkındaydı ve bir anlık nefsine uyup hata etmişti.
Malik’ten geriye ise cömert bir insan olduğu ve soğuk gecelerde ateş yakıp “belki biri yolunu kaybeder de..” deyip beklediği hatıraları kaldı. Hatasını maalesef ki canıyla ödemişti.
Hz. Ömer ise Hz. Halid’i cezalandıramamış oluşu nedeniyle öfkeliydi. Hatta öyle ki bu olay hz. Ömer halifeliğinde yine masaya yatırılacaktı.