Pablo Escobar

Pablo Escobar – Uyuşturucu Baronu

Pablo Escobar

Pablo Escobar, Kolombiyalı uyuşturucu kaçakçısıdır. Amerika Birleşik Devletleri’ne gizlice soktuğu ve sattığı kokain ile inanılmaz bir zenginliğe sahip olmuştur.

Pablo Escobar Hayatı

Pablo Escobar, 1 Aralık 1949 tarihinde Kolombiya’nın Rionegro şehrinde dünyaya geldi. Tam adı Pablo Emilio Escobar Gaviria’dır.

Babası Abel de Jesús Escobar Echeverri çiftçi ve annesi Hermilda de los Dolores Gaviria Berrío ilkokul öğretmenidir.

Roberto Escobar, Luis Fernando Escobar, Argemiro Escobar, Luz María Escobar, Alba Marina Escobar, Gloria İnés Escobar adında 6 kardeşi vardır.

Pablo Escobar 1976 yılında Maria Victoria Henao’la evlenmiştir. Juan Pablo Escobar adında bir oğlu ve Manuela Escobar adında bir kızı vardır. Pablo Escobar öldüğünde oğlu 16, kızı ise 9 yaşındaydı. Pablo Escobar’ın eşi ve çocukları, ölümünün ardından hükümet tarafından koruma altına alınmıştır.

Oğlu Juan Pablo, Kolombiya’da yaşayan bir yazardır. İhtisasını ise mimarlık üzerine yapmıştır. Kızı ise babasının ölümünden sonra medyada gözükmemeyi tercih etmiştir ve gözlerden uzak bir hayat sürmektedir.

Pablo Escobar Serveti

Escobar, tüm ailesini sefaletten kurtarmak için hırslı bir genç olarak yetişti. Para kazanmak için her yolu kendine hak olarak görmeye başlaması, onu erken yaşta suç dünyasına itti.

Escobar uyuşturucu ticaretinden önce, çalıntı mezar taşlarını satıyor ve araba hırsızlığı yapıyordu. Suç kariyerine ufak çapta hırsızlıklarla başladı. İlerleyen yıllarda kaçak sigara ve sahte ikramiye biletleri satarak dolandırıcılık dünyasına girdi.

Kolombiya’da o dönem sigara kaçakçılığı piyasasında büyük bir rekabet vardı ve bu mücadeleye halk arasında ”Marlboro Savaşları” adı verilmişti.

İşleri gittikçe büyüten Pablo, Kolombiya’nın büyük kentlerinden Medellin’de ünlü ve varlıklı insanları fidye için kaçırmaya başladı.

1970’lerin başında uyuşturucu piyasasının en önemli ürünü esrardı. Ancak 70’li yılların ortasında kokain popüler olmaya başladı. Kokain üretimi için kaçakçılık cenneti olan Kolombiya çok uygun bir ülkeydi. Kokain’in üretildiği en büyük koka tarlaları da komşu ülkeler olan Peru ve Bolivya’daydı.

Escobar’ın liderliğinde, Peru ve Bolivya’daki tüm Koka hamuru satın alındı ve Kolombiya’daki büyük Kokain çiftliklerinde işlenmeye başlandı. Pablo, bu kokaini yüksek fiyatlara ABD pazarına satmak için özel uçak satın almış ve uçakların tekerleklerine kokain gizlemiştir.

Uyuşturucu ticaretinin en yoğun olduğu zamanlar, Escobar günde 15 ton kokain kaçıyordu.

Kendi saltanatı boyunca ise, Escobar tahmini olarak her hafta 420 milyon dolar kazanmıştır.

Puerto Triunfo’daki abartılı evinde, Escobar aynı zamanda, içinde su aygırı, zürafa, fil ve diğer hayvanları barındıran özel bir hayvanat bahçesi inşa etti.

Escobar, ilk uyuşturucu sevkiyatını gerçekleştirdiği uçağı evinin önüne bir hatıra olarak koymuştur.

Escobar içinde polis, gazeteci ve yargıç gibi meslek gruplarına mensup yaklaşık 4000 kişiyi öldürmekle suçlanır.

Kolombiya hükümetine, eğer kendisine af çıkartılırsa ülkenin dış borcunu kapatmayı teklif etmiştir. (Tahmini olarak 10 milyar dolar)

Pablo’nun hayali ise Kolombiya başkanı olmak ve doğduğu ülkeyi yönetmekti.

Escobar, kazandığı paralarla Kolombiya’daki hayırsever girişimlere ve futbol müsabakalarına maddi destek sağladı ve halkın büyük bir bölümünün sempatisini kazanan Escobar’ın ne iş yaptığı ile ilgilenen insan sayısı azdı. Bu sayede milletvekilliğine kadar yükseldi.

Pablo Escobar, fakirlere yardım etmesi nedeniyle, “Robin Hood” takma adını kazandı.

Escobar’ın diğer takma adları ise, Don Pablo ve El Patron’du.

Pablo Escobar Siyasete Girişi

Pablo Escobar’ın gençliğinde arkadaşlarına ”Kolombiya’nın başkanı olacağım.” dediği bilinmektedir. Escobar, büyük paralar harcayarak 1982 yılında milletvekili seçilmeyi başardı.

Ancak Kolombiya kabinesinde dönemin Adalet Bakanı, Pablo’nun kirli işlerini mecliste açıklamaya başlayınca, istifa etmek zorunda kaldı.

Pablo Escobar Tutuklanması ve Hapisten Kaçması

1991 yılında Cesar Gaviria hükümeti döneminde Pablo Escobar hakkında tutuklama kararı çıkartıldı. Escobar hükümetin kararlı olduğunu anlayınca, teslim olmaya karar verdi. Çünkü teslim olmazsa, yakalandığında ABD’ye teslim edilmesi söz konusuydu.

Pablo Escobar, teslim olurken, hükümetle ABD’ye gönderilmeyeceğine dair bir anlaşma yaptı ve bir şart daha öne sürdü: Kendi hapishanesini inşa etmesine izin vereceklerdi.

Pablo, milyonlarca dolar harcayarak içinde spa ve kumarhane bulunan bir hapishane inşa etti. Hapishanenin gardiyanlarını da devlet memurları içinden kendi kafasına göre seçti. Halk arasında Escobar Oteli veya Club Medellin olarak bilinen bu hapishanenin, 5 yıldızlı bir otelden farkı yoktu. Ancak Escobar’ın keyfi kısa sürdü. Hükümet kendisini standart bir hapishaneye transfer etmek isteyince, firar etmek durumunda kaldı.

Escobar’ın lüks hapishanesi, “La Catedral(Katedral)” olarak anılır.

La Catedral Hapishanesi

Pablo Escobar Ölümü

Pablo Escobar Ölümü

Pablo Escobar hapishaneden kaçtıktan sonra, hükümet güçleri ile kendisi arasında 16 ay süren bir kovalamaca yaşandı. Bu dönemde ailesini korumak için büyük çaba sarf etti ve para harcadı.

Başlatılan arama operasyonları süresince, kolluk güçleri Pablo Escobar’ın Medellin Karteli’ni de yıprattı. Pablo’nun ortaklarının birer birer öldürülmesi sonucunda, Medellin Karteli çökmeye başladı ve sonunda dağıldı.

Medellin Karteli, 1976 yılında Kolombiya’nın Medellin kentinde üslenmiş uyuşturucu üreticisi ve kaçakçısı örgüttür. Bolivya, Kolombiya, Peru, Orta Amerika, Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada’nın yanı sıra Avrupa’da da faaliyet göstermiştir. Kurucuları Pablo Escobar, Carlos Lehder, José Gonzalo Rodríguez Gacha, Jorge Luis Ochoa Vásquez isimler bulunmaktadır.

Escobar 3 Aralık 1993 tarihinde, askerler ile girdiği bir çatışmada 44 yaşında öldürüldü. Bacağından, göğsünden ve kulağından vurulmuştu. Birçok insan onun yaralandığını ve sağ ele geçirilmemek için kulağına kurşun sıkarak intihar ettiğini düşünmektedir.

Escobar’ın Kolombiya‘da nefret edeni kadar, seveni de çok olduğundan cenazesine 25.000 kişi katılmış ve bir devlet büyüğü gibi uğurlanmıştır. Pablo’nun bu kadar çok sevilmesinin en başta gelen nedeni, yoksullar için yüzlerce ev inşa etmiş olmasından kaynaklanır.

Pablo Escobar Kitapları

– Kıllıng Pablo – Pablo’yu Öldürmek (2001) (Mark Bowden)

– News of a Kidnapping (1998) (Gabriel García Márquez)

– Pablo Escobar anısına (2009) (James Mollison)

Pablo Escobar Filmleri

– The Infiltrator (2016)

– Escobar: Paradise Lost (2014)

– Blow (2001)

– Clear and Present Danger (1994)

– Escobar (2009)

– 30 for 30 (2010)

– Killing Pablo (2011)

Pablo Escobar Dizileri

– El Patron Del Mal (2012)

– Narcos (2015)

Bunları Biliyor musunuz!!

CIA’ye göre etkin olduğu dönemde dünya uyuşturucu trafiğinin % 90’ını kontrol eden Escobar, hayatında bir sigara bile içmemiştir.

Escobar ailesi saklanırken, Pablo’nun kızı Manuela hastalanmıştır ve onu sıcak tutmak isteyen Pablo, 2 milyon dolar kadar parayı yakmıştır.

Escobar yaşamı boyunca inanılmaz bir servet elde etti. Milyonlarca doları depolarda fareler yemiş, hatta bir kısmını da kendisi yakmıştır.

Forbes dergisi tarafından, Escobar’ın toplam servetinin 30 Milyar Dolar civarında olduğu tahmin edilmiştir. Bu sayede Forbes’ın her yıl yayınlanan dünyanın en zengin 10 insanı listesine girmişti.

Pablo Escobar’ın oğlu, belgeselin bir yerinde şöyle demektedir;

– Kolombiya’da gençleri uyuşturucu ve şiddetten korumak için futbol sahaları, okullar, hastaneler yaptıran adam aynı zamanda yüzlerce ton kokaini dünyaya yayan ve binlerce insanın ölümüne sebep olan adamdı. Bir katil de olan bu adam benim babamdı. Kimse babamı sevmemi engelleyemez, o bana çok güzel şeyler de öğretti. Mesela insanca yaşamak için onun yaptıklarının tam tersini yapmam gerektiğini.