Piri Reis

Piri Reis

Eşsiz bir kartograf ve deniz bilimleri üstadı olan Piri Reis haritacılık bilgisi ve kitaplarıyla dünyaca ün yapmış değerli ve büyük bir Osmanlı denizcisidir.

Türk denizcilik ekolünün öncüsü sayılan Karamanlı Kemal Reis’in yeğenidir. Asıl ismi Ahmed Muhiddin olan Piri Reis, 1475’te Gelibolu’da doğmuştur.

Babası Hacı Mehmed Efendi’nin nezaretinde tanınmış hocalardan ders gören Piri Reis 11 yaşında dayısı Kemal Reis’in yanında çırak denizci olarak denizlere açılmıştır. Piri Reis’in ölünceye kadar devam edecek denizcilik hayatı böylece çocukluk çağında başlamıştır. O hem denizlerde harp edecek, hem de ilim tahsil ederek kendisini yetiştirecektir.

O dönemde Karamanoğulları Osmanlı İmparatorluğu’na katılmış, Fatih Sultan Mehmet’in emriyle, Beyliğin ileri gelenleri İstanbul’a göç ettirilmiştir. Kemal Reis ve ailesi önce İstanbul’a, bir süre sonra Gelibolu’ya giderek orada yerleşmiştir.

Kemal Reisle Birlikte Akdeniz ve Ege’de dolaşarak düşmana aman vermeyen Piri Reis, Osmanlı İmparatorluğu’nun hizmetine girerek bu şanlı Devletin bayrağını denizlerde şerefle dalgalandırmıştır.

1486’da Granada’nın Osmanlı İmparatorluğu’ndan yardım istemesi üzerine 1487-1493 yılları arasında Piri ve amcası, gemilerle Endülüslü Müslümanları İspanya’dan Kuzey Afrika’ya taşıdılar. Bu hizmetleri altı sene devam etmiştir.

II.Bayezit’ın daveti üzerine dayısıyla birlikte İstanbul’a giden Piri Reis’e padişah, Amirallik rütbesi vermiştir. Piri Reis dayısıyla birlikte 1498’de başlayıp 1502’ye kadar devam eden Osmanlı-Venedik harbine de katılmıştır.

Piri Reis, dayısıyla birlikte Sicilya, Korsika, Sardunya ve Fransa kıyılarına yapılan akınlara iştirak etmiştir.

1500’de Modon kalesinin denizden kuşatılmasında “Reis” unvanıyla harp gemisine kumandanlık etmiştir. Piri Reis Akdeniz’de yaptığı seyirler sırasında gördüğü yerleri ve yaşadığı olayları, daha sonra Kitab-ı Bahriye adıyla dünya denizciliğinin de ilk kılavuz kitabı olma özelliğini taşıyacak olan kitabının taslağı olarak kaydetti.

Piri Reis, 1511’de amcasının ölümünden sonra, bir süre için açık denizlere açılmadı ve Gelibolu’ya yerleşti. Burada, önce 1513 tarihli ilk dünya haritasını çizdi.

Atlas Okyanusu, İberik Yarımadası, Afrika’nın batısı ile yeni dünya Amerika’nın doğu kıyılarını kapsayan üçte birlik parça, işte bu haritanın elde bulunan bölümüdür.

Bu haritayı dünya ölçeğinde önemli kılan, Kristof Kolomb’un hala bulunamamış olan Amerika haritasındaki bilgileri içeriyor olmasıdır.

Kemal Reis’in vefatından sonra Barbaros’un idaresi altındaki donanmada görev alan Piri Reis, bu büyük Türk denizcisinin pek çok seferine iştirak etmiştir.

Piri Reis 1516 ve 1517’de Suriye ve Mısır’ın Yavuz Sultan Selim tarafından fethedilişi harekatına donanmasıyla katılarak değerli hizmetlerde bulunmuştur. Piri Reis haritalarını Yavuz Kahire’de iken padişah’a takdim etmiş ve çok takdir görmüştür.

Mısır seferinden sonra Gelibolu’ya dönerek hayatını ilme veren Piri Reis, Kanuni devrinde Rodos seferine katılmıştır.

Tamamladığı değerli eseri “Kitab-ı Bahriye”yi 1527’de Sadrazam İbrahim Paşa vasıtasıyla Kanuni’ye takdim eden Piri Reis, ilme aşık padişah tarafından mükafatlandırılmış ve teşvik görmüştür.

Kanunî tarafından 1547’de Hind (Mısır) Kaptan-ı Deryalığına atanan Piri Reis bu vazifesinde devlete büyük hizmetlerde bulunmuştur.

Bu vazifede iken 1551’de Aden’i fethetti ve Maskat’taki Portekiz Garnizonunu zaptetti. Basra Körfezinde bâzı yerleri de fethettikten sonra, Katar Yarımadasını, Bahreyn Adalarını, Lahsa (Hasâ) kıyılarını Türk hâkimiyetine soktu.

İhtiyârlığına rağmen mücâdelelerine yılmadan devâm eden Piri Reis, 27 parça gemisini Basra’da bırakıp, üç kadırga ile Süveyş’e dönmesi yanlış anlamalara ve ithamlara sebep oldu. Ömrünü denizlerde yılmadan mücâdele ile geçiren Piri Reis, 1555’te öldüğü zaman, ardında, o güne kadar bilinmeyen birçok deniz bilgileriyle dolu ciltlerce eserle, bugün bile hayranlıkla seyredilen haritalar bıraktı.

Piri Reis’in eserleri, çeşitli dillere çevrilerek basılmış ve onun şöhreti bilhassa 20. asırda dünyâya yayılmıştır. Türk denizcileri arasında başarılı bir kaptan-ı deryâ olan Piri Reis, aynı zamanda bir ilim adamı olarak bıraktığı eserlerle târihin sayfalarında unutulmazlar arasına girmiştir.

Kitab-ı Bahriye

Türk haritacılığının kurucusu Pîrî Reis tarafından 1521 tarihinde hazırlanmış ve dünyanın en önemli coğrafya eserlerinden kabul edilen “Kitab-ı Bahriye” Akdeniz kıyılarına ait ayrıntılı bir harita-kılavuzdur.

858 büyük sayfayı bulan denizciliğe ait bu değerli eserinde 223 harita bulunmaktadır. Kitap, denizcileri, Akdeniz kıyıları, adaları, geçitleri, boğazları, körfezleri, fırtına halinde nereye sığınılacağı, limanlara nasıl yaklaşılacağı hakkında bilgiler vermesi yanında ayrıca limanlar arasında gitmek için de kesin rotalar verir. Kitabın 78 sayfası ise nazım şeklinde kaleme alınmıştır.

Büyük bir denizci olduğu kadar büyük bir haritacı da olan Piri Reis, gezip gördüğü yerler hakkında bilgileri kaydetmiş ve onların haritalarını çizmiştir.

1511-13 yılları arasında birinci dünya haritasını çizerken seyir notlarını da bir kitap olarak düzenlemeye başlamıştır. Sonunda, yabancı kaynaklardan da yararlanarak bu yerlerin tarihî ve coğrafî özelliklerini 1521 tarihinde tamamladığı Kitab-ı Bahriye’de toplamıştır.

1524 yılında Kanuni Sultan Süleyman’ın damadı ve sadrazamı Pergeli İbrahim Paşa, Mısır’a sefer yaparken, Piri Reis’i de yanına kılavuz kaptan olarak alır.

Reis’in sefer sırasında kendi hazırladığı kılavuzdan yararlandığını farkeden Sadrazam, Piri Reis’ten eserin temize çekilerek Kanuni Sultan Süleyman’a sunulmasını ister. Piri Reis, usta hattatlar ve çizimcilere yaptırılan yeni Kitab-ı Bahriye’sini 1526’da Kanuni’ye armağan eder.

Kitab-ı Bahriye’nin 1526 sürümünde Akdeniz ve Ege’nin 290 haritası vardır. Bunu izleyen yüzyıl boyunca Kitab-ı Bahriye’nin ilk nüshasından daha da gösterişli çeşitli kopyaları yapılır. İşlevselliği artsın diye sonraki yıllarda yapılan kopyalarına Marmara Denizi kıyı ve adaları ile İstanbul da ilave edilir.

Güzelliği bir yana, bu ikinci sürüm denizcilikle ilgili pek çok bilgi içerir: birinci bölümün konuları fırtınalar, pusula, portolan(bir limanın ya da kıyının bir bölümünün, büyük ölçekte yapılmış haritası) haritaları, yıldızlarla yön bulma, okyanuslar, ve onları çevreleyen kara parçalarıdır.

İkinci kısım, portolan tarzı harita ve seyir kılavuzlarından oluşur. Her bölüm söz konusu ada veya kıyının bir haritasını içerir. Bu bölümlerden birinci kitapta 132, ikincisinde 210 tane vardır. Kitab-ı Bahriye’nin ikinci bölümü, Çanakkale Boğazı ile Sultaniye ve Kilitbahir kalelerinin anlatımı ile başlar.

Ege Denizi adaları ve kıyıları, Yunanistan kıyıları, Mora Yarımadası, Adriyatik kıyıları, İtalya kıyıları, Sicilya, Sardunya, Korsika adaları, Fransa kıyıları, İspanya kıyı ve limanları, Kanarya Adaları, Kuzey Afrika kıyıları, Mısır ve Nil nehri, Doğu Akdeniz kıyıları, Girit ve Kıbrıs, Anadolu’nun güney ve Ege kıyıları ve adaları, Gelibolu ile Saros Körfezi anlatılır.

Kentlerdeki önemli anıt ve binaların çizimlerinin de yer aldığı kitapta ayrıca Piri Reis’e ait biyografik bilgiler de bulunur.

Kitapta, Reis, Akdeniz’le ilgili bunca bilginin büyük bir parşömen üzerine çizmek yerine bir kitapta toplamasının nedenini açıklamış, elindeki bilgilerin tek bir haritaya sığdırılmasının kullanışsız olacağını belirtmiştir.

Kitabı Bahriye, Anadolu sahillerinin özelliklerini karış karış veren değerli bir coğrafya kitabı olarak bugün dahi geçerlidir.

Kitab-ı Bahriye’nin kopyaları Avrupa’nın çeşitli kütüphanelerinde bulunur. Birinci kitabın suretleri İstanbul’da Topkapı Sarayı’nda, Nurosmaniye Kütüphanesi’nde ve Süleymaniye kütüphanesi’nde, Bolonya’da Bibliotheque de L’Universite’de, Viyana’da National bibliothek’de, Dresden’de Staat bibliotek’de, Paris’de Bibliotheque Nationale’de, Londra’da British Museum’da, Oxford’da Bodlein Library’de, Baltimore’da Walters Art Gallery’de bulunur.

İkinci kitabın suretleri İstanbul’da Topkapı Sarayı’nda, Köprülüzade Fazıl Ahmed Paşa Kütüphanesi’nde, Süleymaniye Kütüphanesi’nde ve Paris Kütüphanesi’nde bulunurlar.

Dünya Haritası I ve II

1513’te yaptığı Amerika ve Dünya haritası bütün dünyadaki ilim adamlarınca hayret, takdir ve heyecanla karşılanmıştır. Çünkü Piri Reis asırlar öncesinin sınırlı imkanlarına rağmen haritayı hayret verici doğrulukta çizmiştir.

Deri üstüne çizdiği haritalar, tek kelime ile şaheserdir. 1513 yılında yaptığı haritasında, Atlas Okyanusu ve yeni keşfedilen Amerika da yer almaktadır.

Haritayı yaptığı tarihten henüz yirmi beş yıl önce keşfedildiği iddia edilen Amerika kıtasının, ayrıntıları ile izah edilmesi düşündürücü ve bu yerlerin daha önceden bilindiğinin açık işaretleridir. Bu haritayı, üzerinde gerekli düzeltmelerden sonra 1528’de tekrar yapmıştır.

Her ikisi de, büyük haritalar şeklinde sekiz renk üzerine deriye işlenmiştir. Bütün dünyada büyük hayranlık uyandıran bu büyük eserde Grönland’dan Florida’ya kadar olan kısımlar, büyük bir doğrulukla çizilmiştir.

Topkapı Müzesinin düzenlenmesi esnasında, diğer tarihi kıymetli eserler arasında ele geçen, deri üstüne yapılmış haritalar, 1929 yılında aynen yayınlanarak dünya kamuoyunun takdirine sunulmuştur.

Piri Reis’in dünyanın yuvarlık olduğunu söylediği yıllarda Macellan’ın henüz dünya turuna çıkmadığı (dünya turu 20 Eylül 1519’da başlamış ve Macellan’ın kaptanları tarafından 6 Eylül 1522’de tamamlanmıştır) hatırlanırsa, Piri Reis’in coğrafya ilmi bakımından Avrupalılardan ne kadar ileride olduğu açıkça görülür. Kendi değerlerimize sahip çıktığımızda ne harikalar ortaya koyduğumuzun delillerinden birisi de Piri Reis’dir.