Quentin Tarantino

Quentin Tarantino Kimdir?

Quentin Tarantino

Quentin Jerome Tarantino, Amerikalı film yönetmeni, oyuncu ve iki Oscar ödüllü senaristtir. 1990’ların başında doğrusal olmayan öykü akışını, diyalogları ve kanlı şiddet sahnelerini cesurca kullanmasıyla kısa sürede ünlenen Tarantino, bilinen Amerikan film klişelerine yeni bir soluk getirmiştir.

Quentin Tarantino Hayatı

Quentin Tarantino

Tarantino 27 Mart 1963 tarihinde Knoxville, Tennessee’de doğdu. Babası İtalyan asıllı oyuncu ve müzisyen Tony Tarantino, annesi de yarı İrlandalı yarı Cherokee kızılderilisi olan Connie McHugh’tır. Tarantino’nun doğumundan kısa süre sonra annesi, müzisyen Curt Zastoupil ile evlenmiştir. Daha sonraları Tarantino üvey babasıyla çok güçlü bağlar kurmuştur.

1968 yılında San Gabriel Valley bölgesinde anaokuluna başladı. 1971 yılında aile Los Angeles’in South Bay bölgesindeki El Segundo’ya taşındı. Tarantino buradaki Hawthorne Hıristiyan Okulu’na devam etti. 16 yaşında Harbor City, Kaliforniya’daki Narbonne Lisesi’nden ayrılarak oyunculuk öğrenmek için James Best tiyatro grubuna katıldı.

1984 yılında Manhattan Beach’teki tanınmış Video Archives adlı video kaset dükkânında kasiyer olarak çalışmaya başladı. Burada çalışırken tanıştığı Roger Avary ile daha sonraları birlikte çalışacaktı. Oyunculuk üzerine Beverly Hills’teki Allen Garfield’in Actor’s Shelter’ında çalışmaya devam etse de daha çok senaristliğe yoğunlaştı.

1992 yılında gösterime giren Çılgın Romantik’in satışıyla dikkatleri üzerine topladı. Bir Hollywood partisinde tanıştığı Lawrence Bender Tarantino’yu bir film yazması konusunda cesaretlendirdi. Sonuç olarak ortaya son akımları takip eden, oldukça nükteli, kana bulanmış bir soygun filmi olan Rezervuar Köpekleri (Reservoir Dogs) çıktı.

1994 yılında Charlie Rose ile yaptığı aynı röportajda Tarantino, okul hayatını sevmediğini, okul yerine sinemaları daha çok sevdiğini ve bu nedenle liseden zorla üniversiteye gitmediğini ifade ediyor.

Tarantino’nun 90 milyon dolarlık bir servete sahip olduğunu düşünülüyor. Ancak Tarantino parayı bulmadan önce otopark ücretini bile ödeyemeyecek kadar parasızdı. Bunun için kısa bir süre hapishanede bile yatan yönetmen şöyle diyor:

“Üç kez sırf otopark ücreti ödemeyemediğim için hapishaneye girdim. Gerçi hapishane hayatını sevdim, orada senaryolarım için gözlem yapma fırsatı buldum. Parasızken kendinize daha çok zaman ayırabiliyorsunuz.”

Quentin Tarantino, iki tür senaryo olduğuna inanıyor.

– Film senaryosu
– Gerçek hayattan daha gerçek senaryo

Film senaryosunun gerçekdışı olduğunu iddia eden Tarantino; Pulp Fiction ya da Reservoir Dogs filmlerinin gerçek hayattan daha gerçek olduğunu düşünüyor. Senaryo tekniği ile alakalı olarak da şöyle diyor:

“Yazar olarak kendime güvenirim. Bir fikrin olgunlaşmasını beklerken acele etmem. Bir fikri çok erken ya da çok geç almak tüm fikri mahvedebilir. Fikrin olgunlaştığını hissettiğimde ise bu fikre odaklanırım ve esas senaryoya geçmeden önce bu senaryo fikrini destekleyecek unsurlar eklerim. Genelde aklımda birden fazla senaryo fikri olur ve hangisine yönelmem gerektiğin masanın başına oturana dek kestiremem. Ancak içimden bir ses hangisine yönelmem gerektiğini bir şekilde ima eder ve yazmaya başlarım.”

Tarantino spor sevmediğini ifade ediyor:

“Futbol, basketbol sevmem. Pokerin nasıl oynandığı konusunda en ufak bir fikrim bile yok. Televizyonda spor karşılaşması izlemek bana işkence gibi gelir. Eğer bir maçı sahada izlersem bira içip etrafı izlemek daha çok keyif verir bana. Amerika’da insanlar 2 saatlik bir filme bile dayanamazken sıkıcı ve aptal bir futbol karşılaşmasını nasıl izleyebiliyorlar anlayamıyorum.”

Tarantino ırkçılığa karşı çıkan bir isim. Öyle ki Django Unchained filminde Leonardo Di Caprio’nun oynadığı ırkçı karakter Calvin Candie, Tarantino’nun şimdiye kadar kendi filmlerinde nefret ettiği tek kötü karaktermiş.

“Normalde filmlerimdeki kötü karakterleri, ne kadar kötü olurlarsa olsunlar, severim. Bu kişilerin düşünce yapılarını bir nebze olsun anlayabilirim. Ancak Calvin Candie, senaristlik hayatımda nefret ettiğim ilk ve tek karakter oldu.”

Tarantino’nun intikam ve ABD’li siyahilere karşı yapılan ayrımcılığı konu alan filmleri, onun ırkçılık karşıtı bir insan olmasıyla alakalı.

Tarantino’nun filmlerinde ürün reklamı yapmayı ve ürün yerleştirmeyi sevmediği bilinen bir gerçek. O illa bir şirket kullanması gerekiyorsa hayali bir şirket üretiyor filmlerinde. Pulp Fiction’daki Kahuna Burger, Red Apple Cigarettes, G.O. Juice, Jack Rabbit Slims ya da Teriyaki Donuts hayali firmalardan bazıları.

Tarantino hem filmlerinde şahane şarkılar kullanıyor hem de Tarantino filmlerinde şarkıları şahane kullanıyor. Yani her iki ifade de son derece isabetli olur. Tarantino müzikle ilişkisini şöyle açıklıyor:

“Aklıma bir senaryo ya da sahne fikri geldiği zaman heyecanlanırım ve hemen plak koleksiyonumu karıştırmaya başlarım. Bu senaryo ya da sahnenin karakterine uyan bir şarkı bulmaya çalışır ve sahneyi öyle yazarım. Müzik, hem sinemamda hem de yazarlık kariyerimde büyük bir itici güce sahip. Bir şarkı bir filmde doğru zamanda doğru yerde kullanıldığında artık o şarkıyı filmden bağımsız düşünemezsiniz. Film ve şarkı birbirine yapışır. İşte o anda sinemanın büyüsüne kapılmışsını demektir.” dedi

2003 yılında bir canlı yayın bağlantısında kendisine Kill Bill Vol:1 filminin, insanları cinayet işlemeye teşvik etmesi hakkında bir soran sunucu Jan Wahl, Tarantino’yu çileden çıkaran bir üslupla saçma sorularına devam edince Tarantino; “Bu çok eğlenceli, ekranda şiddet izlemek çok eğlenceli Jan, anladın mı?” diyor. Keza farklı röportajlarında da sinemada şiddet unsurlarını izlemeyi çok sevdiğini, gerçek hayatta şiddete maruz kalma yerine sinemada şiddet unsurlarına maruz kalmanın çok daha iyi bir şey olduğunu vurguluyor.

2004 yılında Tarantino Cannes Film Festivali’nde jüri başkanlığını üstlendi. Kill Bill yarışma adayları arasında değildi; ancak final gecesinde üç saati aşkın orijinal sürümüyle gösterildi. Altın Palmiye ödülü Tarantino’nun Oldboy üzerindeki ısrarına karşın Michael Moore’un Fahrenheit 9/11 adlı filmine verildi.

2005 yılındaki neo-noir film Günah Şehri’nde Clive Owen ve Benicio Del Toro arasındaki arabalı sahneyi yönetmesi nedeniyle “Özel Konuk Yönetmen” olarak onurlandırıldı.

24 Şubat 2005’te CSI dizisinin sezon finalini yöneteceği açıklandı. 19 Mayıs’ta yayınlanan iki saatlik Grave Danger isimli bölüm reyting rekorları kırdı. Jimmy Kimmel Live’ın bir bölümünü de yönetti.

Tarantino Alias adlı TV dizisinin birinci ve üçüncü sezonlarında da rol almıştır. 2005 yılında Robert Rodriguez ile ortak yöneteceğini açıkladığı Grindhouse film projesi üzerine çalıştığını duyurdu.

Tarantino, 2005 yılındaki Empire Awards’ta Icon Of The Decade ödülünü kazandı.

Tarantino’nun şu ana kadar 8 uzun metraj filmi bulunuyor. Yönetmen 2 film daha çektikten sonra film yapmayı bırakacağını, bunun yerine roman ya da tiyatro oyunu yazmaya devam edeceğini söylüyor. “Eğer kariyerim bittikten sonra bile gelmiş geçmiş en iyi yönetmenlerden biri olarak anılacaksam işte buna başarı derim ben.” dedi

2008 yılında Empire dergisinin yönetmenle yaptığı bir röportajda Tarantino favori filmlerini şu şekilde sıralıyor.

*The Good, the Bad, and the Ugly (Sergio Leone, 1966)
*Jaws (Steven Spielberg, 1975)
*Pretty Maids All in a Row (Roger Vadim, 1971)
*Rolling Thunder (John Flynn, 1997)
*Apocalypse Now (Francis Ford Coppola, 1979)
*The Bad News Bears (Michael Ritchie, 1976)
*Carrie (Brian de Palma, 1976)
*Dazed and Confused (Richard Linklater, 1993)
*The Great Escape (John Sturges, 1963)
*His Girl Friday (Howard Hawks, 1939)
*Sorcerer (William Friedkin, 1977)
*Taxi Driver (Martin Scorsese, 1976)

Filmografisi

1. Yönetmen olarak
My Best Friend’s Birthday (1987)
Rezervuar Köpekleri (Reservoir Dogs)(1992)
Ucuz Roman (Pulp Fiction)(1994)
ER (1995)
Dört Oda (Four Rooms)(1995)
Jackie Brown (1997)
Kill Bill (Vol.1(2003) ve Vol.2(2004))
Sin City (2005)(Konuk Yönetmen)
CSI: Crime Scene Investigation (2005)(Konuk yönetmen)
Grindhouse (2007)
Ölüm Geçirmez (2007)
Soysuzlar Çetesi (Inglourious Basterds)(2009)
Zincirsiz (Django Unchained)(2012)
The Hateful Eight (2016)

2. Senarist/yazar olarak

My Best Friend’s Birthday (1987)
Past Midnight (1992)
Rezervuar Köpekleri (Reservoir Dogs)(1992)
Çılgın Romantik (1993)
Ucuz Roman (Pulp Fiction)(1994)
Katil Doğanlar (Natural Born Killers)(1994)
It’s Pat (1994)
Crimson Tide (1995)
Dört Oda (Four Rooms)(1995)
Ölüm Geçirmez
Gün Batımından Şafağa (From Dusk Till Dawn)(1996)
Curdled (1996)
Jackie Brown (1997)
Kill Bill (Vol.1(2003) ve Vol.2(2004))
CSI: Crime Scene Investigation (2005)
Hostel (2006)
Grindhouse (2006)
Soysuzlar Çetesi (Inglorious Basterds)(2009)
Zincirsiz (Django Unchained)(2012)
The Hateful Eight (2016)

En son 2015 yılında The Hateful Eight filmi ile sevenleriyle buluşan yönetmen, Quentin Tarantino “Once Upon A Time In Hollywood” filmi ile geri dönüyor. Müthiş oyuncu kadrosuyla dikkat çeken film, 1960 yıllarında Charles Manson’ın cinayetlerini konu alıyor.