Türk İslamiyet Tarihi

Türklerİslam dininden önce Tengricilik dinine mensuptular. Yaklaşık 10. yüzyıla kadar Tengricilik dini Türkler arasında en yaygın din olmuştur. İslamiyet öncesi Türkler ile Müslüman Arapların ilk karşılaşması 7. yüzyılda İslam Halifesi Ömer bin Hattab döneminde gerçekleşmiştir.

8. yüzyıl ve 12. yüzyıl arasında Türk toplumu tarihinin en köklü değişimini yaşamış, bu nedenle Türk tarihinin İslamiyet öncesi ve sonrası bi şekilde iki bölüme ayrılmıştır.

8. yüzyılda cihat ilan ederek Türklerin yaşadığı şehirlere giren Arap-İslam devleti Emevîlerin komutanlarından olan Kuteybe bin Müslim, saldırı düzenlediği yerlerde Müslüman olmayan Türklere karşı oldukça sert mücadelelere girişti. Türkler İslamiyete dolaylı yoldan girmeye başlamıştır.

10. yüzyıl başlarından itibaren büyük kitleler halinde Müslüman olmaya başladılar. Bunda Türklerin İslam öncesi inanışları birlikte İslamiyet arasında büyük benzerliklerin bulunması etken olmuştur.

Türk-Arap mücadeleleri Abbasiler döneminde şiddetini kaybetti. Çin ve Abbasi orduları arasında 751 yılında Talas savaşı Karluk Türklerinin Müslümanların yanında mekan almasından dolayı Abbasilerin üstünlüğü birlikte sonuçlandı. Bu savaştan sonraları Türk-Arap ilişkileri müspet yönde gelişti. Bu hadise Orta Asyanın kaderini değiştirirken, Türklerin İslamiyeti kabul etmelerinde de etken oldu. Talas savaşında Çinlilere karşı Arapların yanında mekan alan Karluklar 10. yüzyıldan itibaren kalabalık gruplar halinde İslamiyeti kabul ettiler.

Türklerin İslamiyeti Kabul Etme Nedenleri

1. Türkler diğer dinlere karşı engin bir hoşgörüye sahipti. İslamiyet de bir hoşgörü diniydi.

2. Eski Türk dini birlikte İslamiyet arasındaki benzerlik;

Tek tanrı inancı

Ahiret inancı

Hac ve kurban ibadetlerine eş değer ibadetlerin varlığı

3. Sosyolojik etmenler, aile kavramına verilen ehemmiyet, namus, temizliğe verilen ehemmiyet İslamiyetteki cihat ve gaza anlayışı birlikte Türk-Cihan hakimiyeti düşüncesinin benzerlik göstermesi.

4. Eski Türk toplumunda sosyal sınıflar yoktu. İslam dininde de böyle bir ayrımın yapılmaması, dolayısıyla bütün iki düşüncede de halkın refah ve mutluluğunun gözetilmesi bulunur.

5. 8. yüzyılda Türk-Çin rekabeti hızla sürek etmekte, üstelik egemenlik yavaş yavaş Çinlilerin Türklerin elindeki Maverünnehiri de alarak egemenliği ele geçirmek istiyordu. Güneyde Arap yarımadasında ortaya çıkan Islam dinide büyük hızla yayılarak Çinlilerle rakip olabilecek konuma gelmiştir. 751’de Çinlilerle Araplar arasında meydana gelen Talas savaşında Türkler İslam ordusu yanında Çinlilere karşı savaşmış ve büyük zafer elde edilmiştir. Bu olaydan sonraları Türklerle Araplar arasındaki yakınlaşma hızlanıştır.

Hazar Türkleri

Hazar İmparatorluğu İslam’ı kabul eden ilk Türk devleti olarak, Hazarlar da gösterilir. İdil kıyıları ve Kırım yarımadası arasında imparatorluk kuran bir Türk halkıdırMusevîBizans ve Arap kaynaklarına göre, Hazar ülkesinde yaşayan halkın büyük çoğunluğunun Uygur, Hazar, Ön BulgarSabir ve Peçenek gibi Türk boyları olduğu bilinmektedir. Hazarların büyük bir bölümü 8. yüzyılda Museviliği benimsemiştir.

Türgeş Boyları

Türgeş boylarının direnişi ise 745 yılında Göktürk Devleti’nin yıkılışına kadar sürdü. Bu tarihten sonra Türk toprakları doğudan Çin, batıdan Arap işgali ile karşı karşıya kaldı. Araplara karşı savunma görevini ise Türgeşlerden sonra Karluk Türkleri üstlendi.

Abbasiler Dönemi

750 yılında Emevîler yıkılıp Abbasiler gelince Arap olmayan azınlıkların durumunda iyileşme görüldü. Bu nedenle Türkler de Abbâsîler’e sıcak baktılar. Bu sebeple; İslam Devleti‘nin yönetimini ve halifeliği beş asırdan daha uzun bir süre elinde tutan Müslüman Arap hanedan oldular.

Talas Muharebesi

Talas Muharebesi

751 yılında bugünkü Kırgızistan sınırları içindeki Talas Nehri civarında, Abbâsîler ve ortağı olan Karluklar ile Çinliler arasında yapılan ve 5 gün süren muharebedir. Karluk Türkleri, Talas Savaşı’nda Müslüman Araplara destek olarak Çinlilerin yenilgiye uğraması sağlamıştır. Çinliler yenilgi aldıkları bu savaşta Batı Türkistan’a sahip olamayacaklarını anlamışlardır. Talas Savaşı’nın en önemli sonucu ise Müslümanlığın Türkler arasında hızla yayılması olmuştur. Çin ordusunun yenilgisi ile sonuçlanan muharebe gerek Çin, gerekse Türk ve İslam tarihi açısından önemlidir.