Yumuşama Dönemi

Yumuşama dönemi, ABD ve Sovyetler Birliği arasında 1960 ve 1961 yılları arasındaki görüşmeleri kapsamaktadır. Bu yıllar arasındaki gerçekleşen görüşmeler neticesinde sadece ABD ve Sovyetler Birliği değil tüm dünyada belirli gelişmeler seyir etmiştir.

Yumuşama uluslararası ilişkilerde, blokların gerginliğini azaltmak için karşılıklı görüşmeleri tercih ettikleri için ABD Başkanı John Fitcgerald Kennedy ve SSCB Başkanı Nikita Kruşçev 1961 yılında bir araya gelerek yumuşama sürecini başlattılar.

Yumuşama Dönemi Çatışmaları

U-2 Krizi

U-2 Krizi, 1 Mayıs 1960 tarihinde Sovyet toprakları üzerinde bir Amerikan Lockheed U-2 casus uçağının düşürülmesi üzerine çıkan ve Sovyet-Amerikan ilişkilerinde önemli bir bunalıma yol açarak Soğuk Savaşı şiddetlendiren olaya denir.

Küba Buhranı/Küba Füze Krizi (Ekim Füzeleri Bunalımı) (16 Ekim 1962-28 Ekim 1962)

Küba Buhranı, ABD’nin Türkiye ve İtalya’ya, SSCB’nin ise Küba’ya nükleer başlıklı füze yerleştirmesi ile başlayan iki süper gücünü karşı karşıya getiren ve dünyayı nükleer savaş tehdidi altında bırakan bunalımdır. Bu sürecin temelinde ABD’nin Küba’da devrim sonrası gelmiş Fidel Castro hükumetini devirme amacı yatmaktadır. Dünyanın iki süper gücü olan Sovyetler Birliği ve Amerika ilk kez bu bunalım sürecinde direkt olarak karşı karşıya gelmiştir. Bu olay ise Dünya Savaşı’nın temelini atmıştır.

SSCB maddi destek vermek için Küba’nın şeker ihracatının büyük bir kısmını kendisi almış ve Küba’ya olası bir Amerikan müdahalesine karşı güvence vermiştir. Dönemin SSCB başkanı Nikita Khrushchev 27 Ekim 1962’de Kennedy’e gönderdiği mektupta, füzeleri sökmek için dönemin başkanı Kennedy’den Türkiye’deki füzeleri sökmelerini ve Küba’nın işgal edilmeyeceğine dair güvence vermelerini istemiştir. Bu hallerde Türkiye’nin toprak bütünlüğüne ve bağımsızlığına saygı göstereceğini, içişlerine karışmayacağını ve işgal etmeyeceğini belirtmiştir.

Başkan Kenedy ise aynı gün mektuba cevap vermiş ve Küba’daki füzeler söküldüğü takdirde Küba’ya karşı uygulanan ablukaya son verileceğini ve Küba’yı işgal etmeyeceği güvencesini verebileceğini belirtmiştir ancak Türkiye’deki füzelerin sökülmesi konusunda kesin bir güvence vermemiş ve “Dünyadaki gerginliklerin yumuşaması, mektubunuzda belirttiğiniz öteki silahlarla ilgili olarak daha geniş bir düzenlemeye gidebilmemize olanak sağlayabilir” demiştir. Khrushchev ertesi gün bir mektup daha yazarak teklife sıcak baktığını belirtmiş ve bu cevabı Kennedy tarafından tebrik edilmiştir.

28 Ekim 1962 tarihli NATO Konseyi toplantısında ABD Küba’yı işgal hareketine girişirse Türkiye’nin Sovyet işgaline uğrayabileceği ve NATO’nun savaşa sürüklenebileceği konusu masaya yatırılmıştır. NATO, Konseyi’ndeki bazı delegeler ABD’den Küba’yı işgal etmeme garantisi istemiş, ABD delegesi ise bu güvenceyi vermekten kaçınmıştır. 28 Ekim 1961’de bu son mektup ile bunalım bitmiş, NATO rahatlamış ve füzeler geri çekilmiştir. Soğuk savaşın zirveye ulaştığı bu olaydan sonra ise yumuşama dönemine geçilmiştir.

Vietnam Savaşı (İkinci Çinhindi Savaşı) (1 Kasım 1955 – 15 Mayıs 1975)

Vietnam Savaşı, Doğu Bloku ülkeleri olan Kuzey Vietnam, Çin ve Sovyetler Birliği ile ABD ve ABD destekçisi anti-komünist Güney Vietnam arasında yaşanan savaştır. Kore Savaşı’ndan sonra Soğuk Savaş’ın ikinci sıcak çatışması olmuştur. ABD, 1963-1973 yılları arasında savaşa dâhil olmuş ve 60.000 kadar asker kaybetmiştir.

Vietnam Savaşı Sonuç

  • Kuzey Vietnam’ın zaferi
  • ABD’nin Vietnam’dan çekilmesi
  • Güney Vietnam’ın Kuzey Vietnam’la birleşmesi
  • Kamboçya ve Laos’ta sosyalist yönetimlerin başa geçmesi

Keşmir Meselesi

Keşmir Meselesi, 1947-1948 yılları arasında Hindistan ile Pakistan arasında İngiliz sömürgesinden kurtulan Hint Yarımadası’nda Pakistan ve Hindistan’ın iki ayrı ülke olarak bağımsızlıklarını ilan etmesiyle başladı. Keşmir toprakları için gerçekleşmiş olan ilk savaştır.

Keşmir, Hindistan, Pakistan ve Çin’in sınırlarının kesiştiği noktada bulunan bir bölgeye verilen isimdir. Dağlık bir bölge olan Keşmir’in kuzey ve batı kısımları Pakistan, orta kısımları Hindistan ve doğu kesimi Çin’in kontrolünde bulunuyor.

Keşmirce, Puncapça, Dogrice, Gajra ve Tibetçe’nin konuşulduğu bölgede; Hintliler ve Budistler dağınık halde yaşıyorlardı. Bölgenin %90’ı ise Müslümanlardan oluşmakta olup bunlar Pakistan’a bağlanmak istiyordu. Ancak Keşmir Prensi (mihrace), Hindu asıllı Hari Singh’di ve Hindistan ile yaptığı anlaşma sonucunda bölgeyi resmi olarak Hindistan idaresine geçirdi. Ülkenin %30’u Azad Keşmir adıyla Pakistan’ın denetiminde kalırken; Keşmir Vadisi, Jamnu ve Nadakh ise Hindistan’da kaldı. Böylece Keşmir, ikiye bölündü.

Keşmir Sorunu, iki ülkenin de derin ekonomik sıkıntılarına rağmen büyük askeri harcamalar yapmasına ve nükleer birer güç haline gelmelerine yol açtı. Hala çözüme kavuşturulamamış olan Keşmir sorunu, yeni problemler ve sorunlar üreterek varlığını sürdürmeye devam etmektedir.

Afganistan’ın SSCB Tarafından İşgali (24 Aralık 1979-15 Şubat 1989)

Afganistan’ın SSCB Tarafından İşgali, Afganistanda 24 Aralık 1979’da Sovyet askerleri tarafından işgal edilmişti. Hindistan savaşta Afgan hükûmetine destek vermiştir. Mücahitler ise Amerika Birleşik Devletleri, Suudi Arabistan, Pakistan, Çin gibi bazı ülkelerden yardım almışlardır. 15 Şubat 1989’a kadar süren bu işgalde 1,5 milyon kişinin hayatını kaybettiği tahmin ediliyor.